Kemal Kurkut Davası İzleme Raporu – 26 Nisan 2018

Filiz Gazi – 26 Nisan 2018

Mahkeme No: Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya No: 2017/431 Esas

1994 doğumlu Kemal Kurkut, 21 Mart 2017 günü saat: 07:50 sıralarında Diyarbakır il merkezinde bulunan Newroz kutlamalarının yapılacağı alana girmek üzere olduğu sıralarda açılan ateş sonucu yaralanarak hayatını kaybetti. Olay yerinde yapılan incelemeler, kamera kayıtları, uzman raporları, görüntü inceleme tutanakları sonucunda 1985 doğumlu polis memuru Yakup Şenocak, “olası kastla öldürme” suçundan şüpheli bulundu.

Duruşma Öncesi ve Duruşmaya Katılım

Hakikat Adalet Hafıza Merkezi’nden avukat Özlem Zıngıl’la birlikte Diyarbakır Adliyesi’ne 08:45 sularında geldik. Duruşmanın görüleceği 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bulunduğu koridor, polis ve çevik kuvvet ekipleriyle doluydu. Saat 09:05’de başlaması gereken duruşma saat 10:00 gibi başladı. Benzer duruşmalara göre çok daha fazla kolluk kuvveti gelmişti. İlk dakikalarda sayabildiğim 6 kadın, 14 erkek polis memuruydu. Selamlaşmalardan, kısa sohbetlerden anladığım, neredeyse bir o kadar da sivil polisin olduğuydu.

Mezopotamya Ajansı’ndan Deniz Tekin, Jin News’ten Safiye Alagaş, DHA’dan (Doğan Haber Ajansı) Felat Bozarslan, dokuz8HABER ajansı muhabirlerinden Zale Karademir basın mensubu  olarak oradaydılar. HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, HDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Mehmet Şerif Camcı, HDP İl Eş Başkanı Filiz Buluttekin ve DBP Eş Başkanı İbrahim Çiçek duruşmaya katılanlar arasındaydı.

Maktul Kemal Kurkut’un annesi Secan Kurkut, abisi Cihan Kurkut ve amcası adliyeye avukatları Reyhan Yalçındağ Baydemir ile birlikte geldiler. Anne Secan Kurkut bekleme boyunca sessizce oturdu. Öyle ki Türkçe bilip bilmediğini sordum. Biliyormuş. Kalabalığın içinde ilk günkü kadar canı yandığı belli olan annenin yalnızlığını seyretmenin kötü hissettirdiğinin notunu buraya düşmek isterim.

Duruşma başlamadan birkaç dakika önce anne Secan Kurkut’la konuşabildim. Defalarca adalet sözcüğünü tekrarladıktan sonra “Zalim dışarıda, dedi. İlk celsede, sanığı görmeye dayanamadığı için dışarı çıkmış. Az sonra başlayacak duruşmada yine dışarıya çıkmak istediğini söyleyecek. Bunu daha ikimiz de bilmiyoruz.

Dört oğlundan en küçüğüymüş Kemal. En büyük oğlu Ercan “ceza aldığı” için Almanya’ya gitmiş. Niçin ceza aldığını bilemediğini söylüyor. “Siyaset,” diyebiliyor sadece. Duruşmaya katılmak için orada olan diğer oğlu Cihan, Muğla’da çalışıyormuş. Öğretmen olan oğlu Ferhat ise ihraç edilmiş. “Kemal de böyle oldu işte, diyor. Kemal, Newroz’a 1 ay kala annesine, Newroz’a gideceğini, daha önce hiç gitmediğini söylemiş. “Her taraf karmakarışık, gitme, demiş annesi. Kemal’in içine kapanık, sessiz bir çocuk olduğunu söylüyor. Birkaç saniye sessizlikten sonra, “O gün iş yerindeydim, diyor. Kayısı fabrikasında çalışıyormuş. “Kemal’e para gönderebilmek için. Okuyordu, Malatya’da, diyor. Konuşmamız duruşma başladığı için burada kesiliyor.

Kemal Kurkut’un annesi Secan Kurkut ve ağabeyi Cihan Kurkut (Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı)

Duruşmaya Dair İzlenimler

Mahkeme heyeti, iki üye (Gürsel Ünsal, Bahar Geçkil Ergüden) ve heyet başkanından (Mehmet Selim Eren) oluşuyordu. Savcılık makamında Gökçe Şekerci görevliydi.

Duruşma salonunda çok sayıda polis vardı. İzleyicilerin olduğu birinci sıraya ve ikinci sıraya polisler oturdu. Arka sıralarda da aynı şekilde polisler olduğu için oturduğumuz üçüncü sıradan içerde kaç polis olduğunu etraflıca sayamadım.

Sanık Yakup Şenocak duruşma salonunda hazırdı. Duruşma süresince sanığın, avukatı Ahmet Fırat’tan daha rahat olduğu dikkat çekiciydi ve yine duruşma boyunca Av. Ahmet Fırat hukuki usul gereği, rutin kısa yanıtlar dışında konuşmadı.

Müştekiler Secan Kurkut, Cihan Kurkut, avukatları Av. Reyhan Yalçındağ Baydemir ve Av. Abdullah Zeytun ile birlikte salona girdiler.

Dosyadaki mevcut video ve fotoğrafların ve olay anına ilişkin görüntülerin çözünürlüğünün iyileştirilmesi ve netleştirilmesi hususunda TRT uzmanı bilirkişiden rapor aldırıldığı, raporun gönderildiği okundu.

Tanık Şenol Bilen huzura alındı. Yemin beyan verme usullerinden sonra olay gününü anlatmaya başladı. Sabah 8-9 arası Kemal’in geldiğini, merhaba dediğini, nasılsın diye sorduğunu anlattı. Bilen’in sırtını dönmesiyle, Kemal bıçağı tezgahın üzerinden almış. Yetişemediğini, montundan tutabildiğini söylüyor. Bu esnalarda sürüklenmiş. Kemal’in sakin bir çocuk olduğunu söylüyor. Dükkanın 600-700 metre ilerisinde polislerin olduğunu ve onlara Kemal’in bıçağı aldığını söylediğini belirtiyor. Aynı şekilde 155’i arayarak iş yerinden bıçak alındığını bildirmiş.Mahkeme başkanı dükkana geldiğinde Kemal’in üzerinde montunun ve sırt çantasının olup olmadığını soruyor. Olduğunu söylüyor, Bilen.

Müşteki avukatı Av. Reyhan Yalçındağ Baydemir, tanığa, Kemal’in bıçağı aldıktan sonra hızlı adımlarla mı yoksa koşarak mı gittiğini ve onu herhangi bir sivil polisin takip edip etmediğini soruyor. Bilen bu soruya yanıt olarak, bir polis memurunun çocuğu takip ettiğini ve aynı şekilde yine bir polis aracının da  arkasından hareket ettiğini söylüyor.

Tanık Şenol Bilen’in dinlenilmesinden sonra mübaşir diğer tanıkları çağırmak için yerinden kalktı, bu sırada mahkeme başkanı diğer tanıkların bu duruşma dinlenilmeyeceğini söyledi. Av. Reyhan Yalçındağ Baydemir, tanıklar bu duruşma dinlenmeyecekse bu durumun duruşma tutanağına yazılmasını talep etti. Mahkeme başkanı, tanık çağrılan ve duruşma salonunun önünde bekleyen polisleri kendilerinin davet ettiğini ama daha sonra dinleneceğini söyledi ve bu durumu tutanağa geçirtmedi.

Av. Reyhan Yalçındağ Baydemir, müşteki Secan Kurkut’un söz istediğini ve daha sonra duruşmadan çıkmak istediğini ifade ediyor. Secan Kurkut, “Bu nasıl adalettir, Kemal ne yaptı?” diye soruyor: “Kemal’in cezası neydi? Kemal’i yargısız, sualsiz, vurdular. Allah’tan cezayı bulsunlar, o kimse, kim yapmışsa Allah’a havele etmişim. Kemal’in günahı benim günahım. Öksüz büyüdü. O zalim Allah’tan bulsun.

Secan Kurkut, cümlelerine başlarken masayı yumrukladığı için uyarıldı. Dile getirdikleri, Mahkeme Başkanı tarafından “Ne olmuş? Ne olmuş? diye yanıtlandı. Ardından Secan Kurkut dışarı çıktı. Müşteki Cihan Kurkut, “Aleyhe olan hususları kabul etmiyorum, dedi.

Müşteki avukatı Av. Reyhan Yalçındağ Baydemir söz aldı. Yeni görüntüler olduğunu ve bu görüntülerin sanığın bir önceki duruşmada söylediklerini alaşağı ettiğini ifade etti. Katılan avukatlarının mahkeme CD halinde sundukları bu görüntülerde sanığın yere ya da havaya nişan almadığının göründüğünü söyledi.

01:46 dakika olduğu söylenen görüntüleri avukatlar ve mahkeme heyeti kendi ekranlarında izlediler ancak izleyicilerin görebileceği büyük ekrana yansıtılmadı. Mahkeme heyeti başkanı, büyük ekrana yansıtma imkanlarının olmadığını söyledi ve sanığın da avukatının önündeki ekrandan izlemesini söyledi. Avukatı Ahmet Fırat’ın bilgisayarından görüntüleri izleyen sanık Şenocak rahattı. Av. Fırat, bu esnalarda devamlı sanığa baktı. Yüzünde rahat gözükmesini sağlayacak bir tebessümle bakmaya çalışıyordu. Kendi aralarında konuştular ve sanığa bir iki soru sordu.

Akabinde söz alan müşteki avukatı Av. Reyhan Yalçındağ Baydemir şunları söyledi:

“Görüntülerin de doğruladığı gibi öldürülmeden durdurulabilirdi. Bu toprakların çocuğuyum. Newroz bayramına giden herkes sözlü ve fiili, insanı canından bezdiren bir muameleye tabi tutuluyor. 10 Ekim Gar katliamında orada olan, etrafındaki insanların öldürüldüğünü gören bir çocuktur. Bir süre psikiyatri tedavi görmesinin sebebi de budur. Arama noktalarında tacizkar bir muameleye karşı karşıya kaldığından dolayı gururu incinmiştir. Bir şekilde kasaba gidip, bıçağı alarak arama noktasından geçme düşüncesiyle hareket etmiştir. Kasaptan çıktıktan sonra takip edilmiştir. Kolluğun öldürmeden yakalama imkanı vardır. Sırt çantasını arama noktasına getirmeden alelade bir yere bırakması, kimseye zarar verme niyetinin olmadığını ispatlama girişimidir. Sanık beyanlarında, ayaklarına doğru iki el ateş ettiğini ifade etmiştir ancak görüntüde görüldüğü üzere çok alakasız bir yerde bulunan sanık direk maktule karşı, dümdüz bir şekilde hedef gözeterek silahını ateşlemiştir.

Dolayısıyla öldürme kastı ile hareket ettiği açıktır. Sağ olarak ele geçirilebilirdi. 16 Temmuz 2013 tarihli bir AİHM kararı bulunmaktadır. Bu karar, gaz kapsülü ile bir çocuğun yaralanmasına dairdir. Bu kararda Türkiye mahkum edilmiştir, bununla ilgili gaz kapsülünün sivile karşı kullanılamayacağı, aşırı ve orantısız olmayacak şekilde öldürmeden derdest edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu kararı da ibraz ediyoruz. Göz yaşartıcı bomba ile ilgili sözleşmelerin ihlaline ilişkin bir mahkumiyet kararı mevcuttur. Dosyamızda ise kasten adam öldürme eylemi olmasına rağmen sanık ile ilgili idari soruşturmanın geldiği aşama, sonuçlanıp sonuçlanmadığı ile ilgili müzekkere yazılmasını ve dosyaya konulmasını talep ediyoruz. Ayrıca son ara kararda her ne kadar mevcut delil durumu ve birçok sayıda kişinin ateş etmiş oluşu ve delillerin tam olarak toplanmamış oluşu nedeniyle tutukluluğun reddine karar verilmişse de delillerin tam olarak toplanmamış oluşu nedeniyle sanığın tutuklanması gerekmektedir.

Sanığın yalan beyanından dolayı, ayrıca CD olarak sunduğumuz görüntülerde net bir şekilde gözüktüğü şekilde hayati bölgeye ateş açtığı için delillerin tam olarak toplanmamış oluşu ve tanıkların dinlenilmemiş oluşu, tutuksuz yargılanmasının bu ana kadar yargısız infaz olarak tanımlanan olaylardaki kolluk tarafından gerçekleştirilen yaşam hakkı ihlallerine cevaz vereceğini, cezasızlık politikası olmadığını ortaya koyma adına sanığın tutuklanmasını talep ediyoruz. Bu ülkede ifade özgürlüğünü kullandığı için avukatlar, gazeteciler, akademisyenler, tutuklanıyor. ‘Çocuklar ölmesin’ diyen insanlar tutuklanabiliyor. Yaşam hakkı korunmayan bir koşulda ikinci veya üçüncü nesillerin yaşam hakkının korunmayacağı açıktır.”

Müşteki avukatı Av. Abdullah Zeytun meslektaşının beyanlarına iştirak ettiğini söyledi.

HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp duruşma sonrası adliye önünde basın açıklaması yaptı.

Sanık Yakup Şenocak’a görüntüler soruldu. Görüntülerde olan bir polise dikkat çekti. Maktule yakın kişinin o olduğunu söyledi ve diğer görüntülerde kendisinin gözükmediğini, işaret ettiği polisin kafasında bere olan KOM (Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele) polisi Hakan Ünal olduğunu iddia etti.

Yalan beyanda bulunmadığını, görüntülerde de izlenildiği üzere çukur bir alanda olduğunu ve bu nedenle elinin havada olmasının doğal olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “Maktulün vücudundan çıkan mermi çekirdeği seken mermi çekirdeğidir. Elinde bıçak olan hiç kimse güvenlik alanına giremez. Oradaki tüm polisler dur ihtarında ve ikaz atışında bulundu. Maktul, eylemine devam etmiştir. Protokol alanına girmeye çalışmıştır.”

Mahkeme başkanı, bir önceki duruşmadan sonra gönderilen TRT uzmanı tarafından hazırlanan raporun bir örneğini sanığa verdi ve buradaki bazı fotoğraflara ilişkin buradaki kişi sen misin, bu kişiyi biliyor musun gibi sorular sordu. Sanık, bu sorulara yanıt verdi.

Av. Reyhan Yalçındağ Baydemir, usul kuralları gereği raporun kendilerine tebliğ edilmesi gerekirken raporun geldiğini duruşmada öğrendiklerini belirtti ve kendilerine tebliğ edilmesini talep etti. Sanığa, soruları yanıtlaması için verilen rapor sanıktan alınarak Av. Reyhan Yalçındağ Baydemir’e verildi. Sanık avukatı Av. Ahmet Fırat, eksik hususların giderilmesini talep etti. Raporlar geldikten sonra beyanda bulunacaklarını söyledi.

Duruşma Sonrasına İlişkin

Kemal Kurkut’un annesi Secan Kurkut ve abisi Cihan Kurkut, adliyeden çıkarken kimileri bir ihtiyaçları olup olmadığını sordu ve tekrardan başsağlığı diledi. Cihan Kurkut’a kendisiyle konuşmak istediğimi söyledim. Dışarıda konuşmak için sözleştik. Müşteki avukatı Av. Reyhan Yalçındağ Baydemir, Secan  Kurkut’un koluna girmişti. Müvekkil-avukat ilişkisi dışında bir yerde buluştukları anlaşılıyordu. Adliye dışında, kalabalık bir basın bekleyişi vardı. Polisler bilhassa ailenin konuşmaması konusunda ikazda bulundu. HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, kısa bir konuşma yaptı.

Ara Kararlar

Mahkeme başkanının heyet adına bildirdiği ara kararlar şöyle oldu;

  • Önceki celse 2. No’lu ara kararında olduğu gibi dosyanın kül halinde İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesi ve belirtilen hususlarda rapor aldırılmasına,
  • Her ne kadar katılanlar avukatı sanığın dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle tutuklanmasını talep etmiş ise de olayın oluş şekli, ara kararda İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan istenilen rapor için dosyanın gönderilmemiş oluşu ve bu aşamada delillerin tam olarak toplanmamış oluşu vs hususlar nazara alınarak tutuklama talebinin reddine,
  • Katılanlar avukatı sanık hakkındaki idari soruşturma dosyasının akıbetinin sorularak istenilmesini talep etmiş ise de; atılı suçun niteliği, kamu davasının mahiyeti nazara alınarak idari soruşturmanın görülmekte olan davaya bir katkı sağlamayacağı değerlendirilmekle talebin reddine,
  • Daha önce müştekiler Secan Kurkut ve Cihan Kurkut için adreslerine yakın mahkemeye ifadelerinin alınması için yazılan talimatın ifadenin mahkemece alınması nedeniyle iptal edilmesine karar verildi.

Bir sonraki duruşma 20 Eylül 2018 günü saat 09:00 bırakıldı.


Ne olmuştu?

İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü öğrencisi Kemal Kurkut, katılmak için gittiği Diyarbakır Newroz’unda, Newroz Parkı’na yakın olan Evrim Alataş Caddesi üzerindeki polis kontrol noktasında vurularak hayatını kaybetti.

Olay anında gazeteci Abdurrahman Gök tarafından çekilen fotoğraflardan anlaşıldığı kadarıyla elinde bıçak olan ve vücudunun üst bölümü çıplak olan Kurkut, kontrol noktasında polislerle tartışmış, polislerden bazıları havaya uyarı ateşleri atmış, bir polis memurunun ise hayati organlarına gelecek şekilde nişan alması sonucu hayatını kaybetmişti.

Akabinde Diyarbakır Valiliği konuyla ilgili, Kurkut’un elinde bıçak olduğunu ve “intihar saldırganı olabileceği şüphesi bulunduğunu” ve olayla ilgili inceleme başlatılacağını duyurmuştu.

Cinayetle ilgili iki polis memurunun ifadesi alındı. Hazırlanan iddianamede polis memuru Onur Mete hakkında “olası kastla öldürme” suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilirken,şüpheli Yakup Şenocak hakkında ise “olası kastla öldürmekten” müebbet hapis istemiyle dava açıldı. Tutuksuz yargılanan şüpheli 3 ay uzaklaştırıldıktan sonra görevine iade edildi.

Yayınlanma tarihi

03/05/2018

Kategori Listesi