Kızıltepe JİTEM Davası İzleme Raporu – 13 Eylül 2018

İlk duruşması 3 Mayıs 2015’te görülen Kızıltepe JİTEM Davası’nın her yeni duruşmasında katılan avukatlarının taleplerinin reddedilmesi davanın sonuna yaklaştığı izlenimi veriyor.

Esra Kılıç – 13 Eylül 2018

Mahkeme: Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya No: 2014/367

Duruşma Öncesi

Saat 09:00 itibariyle duruşma salonu önünde yoğunluk yoktu. Duruşma salonu giriş kattaydı ve bekleme salonu da diğer duruşma salonlarının açıldığı koridorda yer almaktaydı.

Duruşma salonu önünde bir sivil polis, iki üniformalı polis koridorda gezer vaziyette iken önceki duruşmaların avukatları ve Kızıltepe JİTEM Davası’nın katılan avukatlarından Av. Senem Doğanoğlu ve Av. Nuray Özdoğan oturarak bekliyordu.

Sanık avukatları ise duruşma salonunun içinde izleyicilere ayrılan bölümde bekliyorlardı.

Duruşmaya Katılım

Mahkeme mübaşiri saat 09:30’da tarafları çağırmasına rağmen, savcı yerinde olmadığı için 10 dakika daha duruşma salonu içinde beklendi. Duruşma salonu girişinde herhangi bir sorun yaşanmadı.

Saat 09:40’da 20 dakika gecikmeyle duruşmaya başlandı. Mahkeme heyeti; Başkan Mustafa Yiğitsoy, Üye Hakimler Nejat Özkan ve Tuba Büyükşahin, Savcı Mehmet Hanifi Yıldırım’dan oluşuyordu. Katılan avukatlarından Av. Senem Doğanoğlu ve Av. Nuray Özdoğan, sanık avukatlarından;  Ahmet Boncuk’un avukatı Av. Hüseyin Özarslan, Ramazan Çetin’in avukatı Av. Hasan Ayrancı, Eşref Hatipoğlu’nun avukatı Av. Mehmet Eren Turan hazır bulundu.

İzleyici bölümünde ise avukat ya da hakim stajyeri üç kişi, Mezopotamya Ajansı muhabiri ve bir resmi giyimli polis memuru oturuyordu.

Duruşma salonu Ankara Adliyesi’nin standart büyüklükteki salonlarından 28 kişilik izleyici bölümüne sahip bir salondu. Esasında 22 maktul, çok sayıda katılan ve avukatı, 9 sanık ve avukatı için yeterli kapasitede olmayan salon, katılanların davaya dair umudunun kalmadığı ve sanıkların da duruşmalardan vareste tutuldukları için gelmemeleri, basının ve kamuoyunun ilgisinin azalması nedenleriyle, duruşmaya gelenler itibariyle yeterli büyüklükte idi.

Duruşmaya önceki celse ara kararlarının akıbetleri ve mazeretler okunarak başlandı. Maktullerden Nurettin Yalçınkaya’nın 2010 yılında boşandığı eşi olduğu iddia edilen Zeynep Yalçınkaya’nın tanık olarak dinlenmesi için İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazılan talimatın adres yetersizliğinden iade edildiği bildirildi.

Katılanlar avukatı Av. Erdal Kuzu’nun ve sanıklardan Mehmet Emin Kurğa’nın avukatı Av. Eylem Çetin Demir ile Mehmet Salih Kılıçarslan’ın avukatı Av. Haluk Doğan’ın mazeret göndermiş oldukları bildirildi.

Katılan Avukatlarının Beyanları

İlk sözü katılan avukatlarından Av. Senem Doğanoğlu alarak, Zeynep Yalçınkaya’nın tanık olarak dinlenmesinden; Nurettin Yalçınkaya’nın öldüğü, tanık anlatımları ve Adli Tıp Kurumu raporları ile sabit olduğundan ve kemikleri ailesine teslim edilmiş olduğundan, dosyanın sürüncemede kalmaması için vazgeçilmesini talep etti.

Ayrıca;

– Yusuf Çakar’ın yakınları davada katılan olabilecek iken, kendilerine hiçbir zaman tebligat yapılmadığını, davadan haberdar edilmediklerini, bu nedenle Yusuf Çakar’ın yakınlarına tebligat yapılarak duruşma gününden haberdar edilmelerini,

– Yusuf Çakar öldürülmesi ile daha önceden bildirilen tanıklar Bahri Yiğit, Eyüp Yiğit ve Hüsnü Acay hakkında adres incelemesi yapılarak tanık olarak beyanlarının alınmasını,

– Bir önceki celse taleplerin tutanağa eksik geçtiğini ve yine iddianamede yer alan Birlik ailesinin ve Yiğit ailesinin öldürülmesi ile ilgili Hekko Kurtar, Halil Direk, Tayyip Günay’ın da adreslerinin araştırılarak dinlenmesini talep etti.

Geçen celse olaya dair bilgisi görgüsü olduğu belirtilen bu tanıkların dinlenmesi için katılan avukatlarından Av. Erdal Kuzu bir dilekçe sunmuş, mahkeme ara kararlarında tanıklar hakkında adres araştırması yapılmayacağı ve ancak katılan avukatları hazır ederse dinlenebilecekleri yönünde karar alınmıştı. Av. Doğanoğlu’nun tanık talepleri tekrarlaması esnasında heyet başkanı, tanıkları hazır etmeleri için bu celseye süre verdiklerini, neden hazır etmediklerini sordu. Av. Doğanoğlu, bu tanıkların daha önce soruşturma aşamasında dinlendiğini, iddianame tanıkları olduklarını, dolayısıyla kendi tanıkları değil, kamu tanıkları olduklarını bu nedenle mahkemenin adres araştırması yaparak duruşmaya çağırması gerektiğini belirtti.

Ayrıca soruşturma aşamasında dinlenmiş ve davanın ilk celselerinde dinlenmelerine karar verilen fakat HSYK süreci nedeniyle dinlenilmemiş tanıklar Süleyman Gümüş, Azad Ünal, Süleyman Tunç, Sinan Turan, Abdülkadir Abak, İsmail Aslan ve Cemil Aydoğan’ın da kamu tanığı olmaları nedeniyle, adres araştırmalarının yapılarak, tanık olarak beyanlarının alınmasını talep etti.

Katılan avukatı Av. Nuray Özdoğan söz alarak, eksik hususların giderilmesini talep etti.

Savcı Talebi

Katılan avukatlarının talebi sonrası savcıdan talepleri soruldu, fakat savcının duruşmaya hakim olmadığı, uykulu bir vaziyette iken, soru sorulması üzerine cevap vermek için anlamaya çalıştığı gözlemlendi. Bir diyeceğinin olmadığını, talepler konusundan takdirin heyete ait olduğunu belirtmesiyle savcının bu duruşma itibariyle görevi sona ermiş oldu.

Açmış olduğu kamu davasını sonuna kadar yürütme görevi bulunan savcının verdiği izlenim, sanıklar aleyhine veya lehine delil toplama görevini yerine getirmediği, duruşmalarda usulen bulunduğu, esasında fiilen davadan çekilmiş sayılması gerektiği yönündeydi. Katılan avukatlarının da duruşma sonrası beyanlarının bu yönde olduğu gözlemlendi.

Sanık Avukatlarının Beyanları

Sanık Ahmet Boncuk’un avukatı Av. Hüseyin Özarslan söz alarak; Yusuf Çakar’ın cesedinin bulunduğu tarihin 01/12/1992 olduğunu, iddianame tarihi itibariyle zaten zamanaşımı süresinin dolduğunu, daha önce dinlenen tanıkların hiçbirisinin görgüye dayalı ifadelerinin olmadığını, maskeli kişilerden bahsettiklerini, soruşturma aşamasında zaten hepsinin dinlendiğini, katılan avukatlarının taleplerinin yerine getirilmesinin iki yıl süreceğini, taleplerin davayı uzatmaya yönelik olduğunu bu nedenle de reddini talep etti.

Ayrıca Zeynep Yalçınkaya’nın tanıklığı ile ilgili olarak, 2009 yılında boşanma davası açıldığını ve mahkemede öldürüldüğü iddia edilen kişinin boşandığını, bu şahsın öldürüldüğü iddiası ile kemiklerinin bulunduğuna dair Adli Tıp Kurumu raporunun da şüpheli hale geldiğini bu nedenlerle Nurettin Yalçınkaya ile ilgili suç isnadının müvekkili üzerinden kalkması gerektiğini, bu şüphenin lehe değerlendirilmesi gerektiğini beyan etti.

Sanık Ramazan Çetin’in avukatı Av. Hasan Ayrancı ve Sanık Eşref Hatipoğlu’nun avukatı Av. Mehmet Eren Turan da meslektaşlarına katıldıklarını, bu aşamada talepleri olmadığını beyan ettiler.

Başkanın sanık avukatlarının beyanlarını tutanağa geçirirken, beyanlarını aşarak, neden katılan avukatlarının taleplerinin reddedilmesi gerektiğine dair gerekçe ekleyerek yazdırması dikkat çekti.

Saat 09:55 te karar için ara verilerek duruşma salonu boşaltıldı.

Müzakere için verilen ara, saat 10:08 de sona erdi ve mübaşir tarafından taraflar salona çağırıldı. Fakat taraflar dışında kimsenin salona alınmayacağı gerekçesiyle Mezopotamya ajansı muhabiri salona alınmadı.

Ara Kararlar

Salona girer girmez avukatlar ayakta iken ara kararlar okunmaya başlandı.

  • Katılan avukatı ve sanık avukatlarının mazeretlerinin kabulüne,
  • Başka suçlardan tutuklu sanıklar Eşref Hatipoğlu ve Mehmet Salih Kılınçaslan’ın bulundukları cezaevlerinden SEGBİS ile hazır edilmelerine,
  • Zeynep Yalçınkaya’nın soyadının boşanma sonrası değişerek Güven olduğundan Zeynep Güven olarak UYAP sisteminden alınan adresi bildirilerek tanıklık için İstanbul Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne talimat yazılmasına, duruşmaya gelmez ise hakkında zorla getirme kararı çıkartılmasına, tanığa maktullerden Şeyhmuz ile Rihi oğlu Nurettin Yalçınkaya’nın eski eşi olup olmadığının, eşinin ne zaman öldüğünün, boşanma davasını kendisinin açıp açmadığının, eşinin davaya gelip gelmediğinin sorulmasına,
  • Katılan avukatı Av. Senem Doğanoğlu’nun tanık dinlenmesi ve adres araştırılması talebinin delil durumu ve dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak reddine,
  • Duruşmanın 18 Aralık 2018 günü, saat 09:10’a bırakılmasına karar verildi.

Ara kararlardan katılan talebine ilişkin karar okunurken Av. Senem Doğanoğlu araya girerek, Yusuf Çakar’ın yakınlarına ilişkin talebe dair karar verilmediğini hatırlatınca, başkan gülerek “Tüm taleplerinizi reddettik,’’ şeklinde cevap verdi. Duruşma tutanağında Yusuf Çakar’ın yakınlarına duruşma gününün bildirilmesine ilişkin bir karar verilmediği görüldü. Sonuç olarak soruşturma aşamasında dinlenen tanıklar davada dinlenmeyecek, Yusuf Çakar’ın yakınları da davaya dahil edilmeyecek görünüyor. Zeynep Yalçınkaya’nın tanıklığı sonrası dosyanın karar aşamasına gelmesi bekleniyor.

Yayınlanma tarihi

17/09/2018

Kategori Listesi