Kızıltepe JİTEM Davasında Sanıklar Yine Vareste Tutulacak

EVRENSEL

22 kişinin ölümünden sorumlu asker ve korucuların yargılandığı Kızıltepe JİTEM davası 10 Mayıs’a ertelendi.

Kızıltepe JİTEM davası diye bilinen ve 1992-1996 yılları arasında 22 kişinin ölümünden sorumlu asker ve korucuların yargılandığı dava görüldü. Gizli tanıkların dinlenemediği duruşmada, sanıkların duruşmadan vareste tutulma kararının kaldırılma talebi reddedildi.

Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 1992-1996 yılları arasında 22 kişinin ölümünden sorumlu 4’ü asker 5’i korucu toplam 9 kişinin yargılandığı Kızıltepe JİTEM davasının 8. duruşması, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Gizli tanıklar Aydos ve Oğuz’un dinlenmesi beklenen duruşmaya Ergenekon davasında da gizli tanık olan Aydos geldi ama yanında gizli tanık kararı ve nüfus cüzdanı bulunmadığı için dinlenemedi. Oğuz isimli gizli tanığın ise deşifre olduğu ancak ulaşılamadığı içn dinlenemediği ifade edildi. Duruşmada Mardin’de bulunan ve yakınları öldürülen müştekiler de SEGBİS sistemi ile beyanda bulundu. Şehmus Süer, 1993 yılında yaşadıkları Akçapınar köyünün boşaltıldığını ve Albay Hasan Atilla Uğur’un kendilerine “3 gün içinde köyü boşaltacaksınız” dediğini söyledi. Şikayetçi olduğunu ifade eden Süer, davaya katılmak istedi.

“Korucular eşimi öldürdü”

Eşi öldürülen Haddura Ünal, tercüman vasıtasıyla Kürtçe ifade verdi. Eşi Süleyman Ünal’ın korucular tarafından öldürüldüğünü anlatan Ünal, “Beyaz bir arabayla geldiler. Dört kişi vardı içeri giren iki korucu eşimi öldürdü. İsimlerini bilmiyorum, yüzleri puşi ile kapalıydı. Ama birinin yüzünü açtım ve sarı saç ve sakallı olduğunu gördüm” dedi.

Hayvan otlatırken alıp kaybettiler

Habib Demir de 1995 yılında Yücebağ köyünde abisi Memduh Demir’in çoban olduğunu ve dağda hayvanları otlatırken PKK  ve TSK arasında çıkan çatışmada Eşref Hatipoğlu tarafından gözaltına alındığını söyledi. Ardından abisinin kaybedildiğini dile getiren Demir, davaya katılmak istediğini iletti. Sanık avukatları beyanların ardından söz alarak köy boşaltmaların bu dava ile alakası olmadığını iddia etti ve yakınları öldürülen 3 kişinin de müştekilik taleplerinin reddedilmesini istedi.

“Köy boşaltmalar ve cinayetler birlikte ele alınmalı”

Mardin’den SEGBİS ile bağlanan müşteki avukatı Erdal Kuzu ise JİTEM isimli örgütün o dönem işlediği cinayet ve köy boşaltmaların brilikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Memduh Demir’in cenazesinin sahipsiz bir mezarlıkta bulunduğuna dikkat çeken Kuzu, “Bunların hepsi birlikte değerlendirilmeli ve müştekilerin katılma talebi kabul edilmeli. Bu davanın özelliği devletin işlediği suçları ortaya çıkaracak bir dava olmasıdır. Davanın maktul ve mağdurlarının devletin yasadışı uygulamalarına maruz kalmalarıdır. Dava ülkede 90’lı yıllarda yaşanan devlet suçlarını ortaya koymaktadır. Bu dava aslında Mardin’de görülmeli ama dava hiçbir hukuksal dayanağı olmaksızın Ankara’ya nakledildi. Herkesin SEGBİS ile katıldığı bir davada istenilen sonuca ulaşılacak mıdır? Kamuoyunda bu davanın gizli tanık davası olduğu algısı yaratılmak isteniyor ama bu davanın maktulleri kuyularda bulunmuştur. Köy boşaltmalarda gözaltına alınan insanların cesetleri nasıl kuyularda bulunur? Bunu kimse sormadı” diye konuştu.

Duruşma 10 Mayıs’a ertelendi

Duruşmanın sonunda kararını açıklayan mahkemeye heyeti,  Şehmus Süer’in davaya katılma talebini reddetti. Habib Demir’in katılma talebi kabul edilirken, Haddure Ünal’ın katılması zaten kabul edildiği için yeniden karar verilmedi.Ayrıca sanıkların duruşmaların vareste tutulma kararının kaldırılması talebi de reddedildi. Bir dahaki duruşmanın 10 Mayıs 2017’de görülmesine karar verildi.

Yayınlanma tarihi

17/02/2017

Kategori Listesi