Mahkeme: Zırhlı Araç Çarpması Kaza Değil, Kasten Öldürme

BİANET

Zırhlı aracın çarpmasıyla hayatını kaybeden Diyarbakırlı Öner’le ilgili davada mahkeme olayın kaza değil “kasıtlı” olduğuna hükmederek dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderdi.

Diyarbakır’da dört yıl önce zırhlı aracın çarpması sonucu hayatını kaybeden 19 yaşındaki Şahin Öner’le ilgili açılan davanın ilk duruşması bugün görüldü.

Davanın tek sanığı olan polis S.K. duruşmaya katılmadı.

Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesi, Öner ailesinin avukatlarının talebini kabul ederek, olayın “taksirle öldürmek” değil, “kasten öldürme” olduğuna hükmederek, görevsizlik kararı verdi ve dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderdi.

Adli Tıp: “Basit trafik kazası” değil

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi’nden, Öner ailesinin avukatı Abdullah Zeytun bianet’e yaptığı açıklamada, İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun “olayın basit bir trafik kazası olarak değerlendirilemeyeceğine dair raporu olduğunu” belirtti.

“Adli Tıp Kurumu 12 Kasım 2014 tarihli raporunda, zırhlı aracın Diyarbakır’daki eyleme müdahale ederken Öner’in ölümünün gerçekleştiğini, Karayolları Trafik Kanunu’na göre olayın basit bir trafik kazası olarak değerlendirilmeyeceğini ifade etti ve ‘kaza kusur raporu’ vermedi.”

“Başka ölümler de gerçekleşmesin, diye”

Duruşma saat 11.00 civarında başladı.

Dört yıllık soruşturmanın ardından bugün ilk kez mahkeme karşısına çıkan, Öner’in babası Mehmet Şirin Öner, “Böyle başka ölümlerin gerçekleşmemesi için sanığın cezalandırılmasını” talep etti.

Sanık polis duruşmaya katılmadı, açığa alınmadı

Avukat Zeytun “Taksirle öldürme suçlamasında, soruşturma sürecinde tutuklama gerçekleşir, en azından dava açılana dek. Ancak bu dosyada bu gerçekleşmedi. Sadece polisin ifadesi alındı. Diğer zırhlı birimdeki polislerin ifadesi alındı. Sanık polis de herhalde yargısal koruma olduğunu düşünerek duruşmaya bile gelmedi” dedi.

Zeytun, dava dosyasında, sanık polisin açığa alındığına dair bir evrak da olmadığının da altını çizdi, “Halen görevde olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Mahkeme “kasten öldürme” dedi.

Sanık polis S.K.’ya “taksirle öldürme” suçundan dava açılmıştı.

Öner ailesinin avukatları ise bugünkü duruşmada iddianamedeki suçlamaya itiraz etti.

Avukat Öner, “Dosyadaki mevcut deliller sebebiyle davanın kasten öldürme suçlamasıyla açılmasını talep ettik” dedi.

“Dolayısıyla asliye ceza mahkemesinin görevsizlik kararı vererek dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesini istedik.

“Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesi de talebimizi kabul etti, görevsizlik kararı vererek dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar verdi.

“Ağır ceza mahkemesi umarım asliye ceza mahkemesinin talebini reddetmez. Reddederse hangi mahkemenin görevli olduğuna dair Yargıtay karar verecek.

“Dosya ağır ceza mahkemesine gittiğinde de duruşma tarihi belirlenecek.”

Görgü tanığı: Araç Öner’e kasten çarptı

Bugünkü duruşmada ayrıca tanıklardan biri ifade verdi, olayı anlattı.

Dosyadaki görgü tanığı ifadelerine göre, olay şöyle gerçekleşti:

“Öner’e zırhlı araç bilerek ve kasten çarptı. 5-6 metre uzaklıktayken yavaşlayabilirdi ancak yavaşlamadı. Daha sonra ikinci bir zırhlı araç Öner’i fark etti. ikinci araçtan inen polisler 5-10 dakika kadar Öner’e hakaret etti.”

“Hastane yerine polis merkezine götürüldü”

Avukat Zeytun, zırhlı aracın çarpması sonucu ağır yaralanan Öner’in olaydan sonra hastaneye değil, polis merkezinde götürüldüğünü söyledi, “Belki o zaman kurtulabilecekken yaşamını yitirdi” dedi.

“Dosyadaki görgü tanıkları arasında 112 Acil’i arayan bir kadın da var. Soruşturma sırasında 112 kayıtlarını istemiştik, mahkeme sunuldu. O kayıtta görgü tanığı kadın ‘Zırhlı araç çocuğa bastı [çarptı]’ diyor.

Diğer sorumlular için Anayasa Mahkemesi’ne başvuru

Abdullah Zeytun olayın ardından yaptıkları başvuruda soruşturmanın genişletilmesini istediklerini, sadece zırhlı aracın sürücüsünün değil, olayın ardından Öner’i karakola götüren polislerin de soruşturulmasını talep ettiklerini ekledi:

“Talebimiz reddedildi, itirazlarımıza da ret geldi. Bunun üzerine bir ay önce Anayasa Mahkemesine başvurduk. Oradan yanıt bekliyoruz.”

Ne olmuştu?

Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesi Şehitlik semtinde 10 Şubat 2013’te düzenlenen protesto gösterisine polis müdahale etti, 19 yaşındaki lise öğrencisi Şahin Öner hayatını kaybetti.

Diyarbakır Valiliği, “bir kişinin elindeki patlayıcıyı atmak isterken yaşamını yitirdiğini” açıkladı. Ancak ön otopsi raporuna göre, Öner “trafik kazasına bağlı ezilme sonucu” ölmüştü.

TIKLAYIN – “ÖLÜM SEBEBİ BOMBA DEĞİL”

İHD Diyarbakır Şubesi Genel Başkan Yardımcısı Avukat Serdar Çelebi bianet’e yaptığı açıklamada, Öner’in otopsi raporunu incelediklerini ve raporda, Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak’ın iddiasının aksine patlayıcı izine rastlanmadığını belirtti.

TIKLAYIN – DİYARBAKIR VALİSİNE SUÇ DUYURUSU

Diyarbakır Barosu ve İHD Diyarbakır Şubesi, Öner’in “elindeki bombanın patlamasıyla hayatını kaybettiğini” açıklayan Vali Toprak hakkında suç duyurusunda bulundu.

İki görgü tanıkğı da savcılıktaki ifadelerinde, Öner’in zırhlı araç çarpması sonucu öldüğünü gördüklerini anlattı.

Ayrıca İHD Diyarbakır Şubesi, Öner’in ağır yaralanmasına rağmen hastaneye değil karakol bahçesine götürüldüğünü, yarım saat burada tutulduktan sonra ambulansın Öner’i hastaneye götürdüğünü açıkladı.

Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesi de olayla ilgili ikinci raporunda, “olay yerinde bomba kullanılmadığını” belirtti, “Şahin Öner’in ölümünün görgü tanıklarının ifadelerinde belirtildiği şekliyle polis aracının çarpması ve sürüklemesi ile meydana geldiğini” ifade etti.

Ancak Diyarbakır Terörle Mücadele Kanunu 10. Maddesiyle Yetkili Başsavcılıki zırhlı aracın sürücüsü polis hakkında “taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçlamasıyla görevsizlik kararı vererek dosyayı düz savcılığa gönderdi. Dört yıllık soruşturmanın ardından polis S.K. hakkında bu suçlamayla dava açıldı.

İlk duruşma bugün görüldü.

Yayınlanma tarihi

29/06/2017

Kategori Listesi