Medeni Yıldırım Davası İzleme Raporu – 22 Mayıs 2018

Sidar Avşar – 22 Mayıs 2018

Mahkeme: Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya No : 2017/415

28 Haziran 2013 günü Diyarbakır’ın Lice ilçesi Kayacık Köyü’nde kalekol yapımını protesto eden yaklaşık 150-200 kişilik grup içerisinde bulunan Medeni Yıldırım’ın, jandarmanın açtığı ateş sonucu hayatını kaybetmesiyle ilgili yeniden görülen dosyanın yeniden yargılamasında ikinci duruşma 22 Mayıs 2018’de gerçekleşti.

Duruşma Öncesi

Duruşma saati 09:00 olmasına rağmen, belirtilen saatte duruşma salonunun önünde kimse olmadığı görüldü. Duruşma salonunun önünde olağanın dışında bir kalabalık yoktu. Polis memurları açısından da durum farksız değildi. Diyarbakır Adliyesi’nde Ağır Cezaların bulunduğu koridorda her zaman belirli sayıda ve belirli aralıklarla bulunan kolluk kuvveti dışında fazladan kolluk kuvvetinin bulunması gibi bir durum gözüme çarpmadı. 09:20’de duruşma salonunun kapısı açıldı. Mübaşire dosyayı ne zaman alacağını sorduğum zaman, haksız tutuklamalardan kaynaklı birkaç tazminat davası bulunduğunu ve önce bunları alacaklarını tarafıma iletti. Mağdur avukatları 09:30 gibi duruşma salonunun önüne geldiler. Geldiklerinde kendi aralarında ve aileyle konuştular. Saat 09:44’te kapıyı açan mübaşir beni görünce, “Hazırsanız dosyayı alalım,” dedi. Bunun üzerine ben de aileye ve katılan avukatlarına durumu ilettim ve duruşma salonuna girdik.

Duruşma Salonu ve Duruşmadaki Gelişmeler

Duruşmaya Medeni Yıldırım’ın annesi Fahriye Gündüz Yıldırım ve katılan avukatları Av. Reyhan Yalçındağ Baydemir, Av. Mehmet Emin Aktar ve Av. Serdar Çelebi katıldı. Sanığın kendisi veya avukatı duruşmaya katılmadı. Medeni Yıldırım’ın kardeşi Mustafa Yıldırım, kız kardeşi ve amcaları ise seyirci bölümüne geçti. Seyirci bölümünde Medeni Yıldırım’ın ailesi, bir gazeteci ve benim dışımda kimse yoktu. Duruşma salonuna girdiğimizde, mahkeme heyetinden bir üye hakimin yerinde olmadığı görüldü. Ancak buna rağmen mahkeme başkanı duruşmaya başladı. Mahkeme başkanı, Lice Asliye Ceza Mahkemesi’nden gelen cevabi yazıyı okurken üye hakim duruşma salonuna girerek yerine oturdu.

Lice Asliye Ceza Mahkemesi’nden gelen cevabi yazıda, güvenliğin sağlanamadığı gerekçesiyle keşif yapılamadığı okundu. Devamında aynı olayda yaralanan Veysi Özmal’ın cezaevinden göndermiş olduğu dilekçe okundu. Veysi Özmal söz konusu dilekçede, olayla ilgili mahkemede tanıklık yapmak istediğini belirtiyordu.

İlk olarak katılan Fahriye Gündüz Yıldırım’a söz hakkı verildi. Fahriye Gündüz Yıldırım, “Önceki söylediklerimi tekrar ediyorum, sanık cezalandırılsın,” dedi. Daha sonra avukatlara söz hakkı verildi. Av. Mehmet Emin Aktar söz alarak; keşfin güvenlik gerekçesiyle yapılamamasını eleştirdi. “Keşfin yapılacağı yer Jandarma Karakolu’dur. Kendi güvenliğini sağlayamayan Jandarma Karakolu mu olur? Bu kabul edilemez bir durumdur. Ayrıca keşfin talimatla değil bizzat mahkemenin yapmasını talep ediyoruz,” dedi. Av. Mehmet Emin Aktar’ın; “Kendi güvenliğini sağlayamayan Jandarma Karakolu mu olur?” sözünden sonra mahkeme başkanının gülümsediği görüldü.

Devamında mahkeme başkanı avukatlara başka taleplerinin olup olmadığını sordu. Bunun üzerine Av. Reyhan Yalçındağ Baydemir söz alarak; dosyanın istinaftan sonra yeni bir sürece girdiğini, ortada bir yaşam hakkı ihlali olduğunu, aylardır Lice’nin orta yerinde askerlerin bulunduğu yerde keşif yapılamadığını, bu durumun rahatsız edici olduğunu belirtti ve sanığın duruşmalardan vareste tutulması kararının kaldırılmasını talep etti.

Mahkeme başkanı ara kararları kurarken, avukatlara dönerek, “Keşif için tekrardan talimat yazacağız, ancak adli tatilde keşif yaparlar mı?” diye sordu. Avukatlar da talimata “İvedi bir şekilde” ibaresinin yazılmasını istediler.

Duruşma sadece 8 dakika sürdü.

Ara Kararlar

  1. Katılanlar avukatının sanığın vareste tutulmamasına yönelik istemlerinin dosyanın geldiği aşama, keşfe bağlı kalınmış oluşu, suçun işleniş özellikleri gözetilerek reddine,
  2. Lice Asliye Ceza Mahkemesi’ne dosya fiziken gönderilerek önceki ara kararda olduğu gibi mahallinde güvenlik önlemleri sağlanarak Gaziantep BAM 1. Ceza Dairesi’nin ilamı da gözetilerek bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılmasının istenmesine,
  3. Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Kriminal Büro’ya yazılan müzekkerenin tekidi ile akıbetinin sorulmasına,
  4. Her ne kadar Veysi Özmal dilekçe göndererek beyanda bulunmak istemiş ise de; iddianameye ekli ayırma kararı incelendiğinde müşteki Veysi Özmal hakkındaki soruşturma evrakının Medeni YILDIRIM dosyasından ayrıldığı ve bu itibarla bu davada Veysi Özmal’ın dinlenilmesine gerek olmadığı anlaşıldığından talebin reddi ve ara kararın kendisine tebliğine karar verildi.

Bir sonraki duruşma 27 Eylül 2018 günü saat 09:05’e bırakıldı.


Ne Olmuştu?

28 Haziran 2013 tarihinde Diyarbakır’ın Lice ilçesi Kayacık köyünde kalekol yapımlarını protesto etmek için Kayacık Köyü Jandarma Karakolu önünde toplanmış yaklaşık 150-200 bir gruba jandarmanın açtığı ateş sonucu Medeni Yıldırım yaşamını yitirdi, dokuz kişi de yaralandı.

Soruşturmayı yürüten Lice Cumhuriyet Başsavcılığı’nın görevsizlik kararı vererek Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği dosyada gizlilik kararı verildi.

Olaydan bir yıl sonra, Mayıs 2014’te basına yansıyan görüntülerle jandarmanın ateş açtığı kesinleşti. Olay yerinde keşif ise Yıldırım’ın öldürülmesinden yaklaşık iki yıl sonra yapıldı.

Kayacık Karakol Komutanı, ateş emri veren Jandarma Özel Harekat Tim Komutanı ve karakolda görevli diğer askerler hakkında yürütülen soruşturmada 2016 yılında takipsizlik kararı verildi.

7 Temmuz 2015’te hazırlanan iddianamede Yıldırım’ın karakola taş atan kişileri izlediği belirtilirken tek şüpheli olarak yer alan zorunlu asker Adem Çiftçi’nin “haksız tahrik altında olası kasıtla ateş ederek Medeni Yıldırım’ın ölümüne neden olması” nedeniyle yargılanması istendi. İlk duruşma 27 Ekim 2015’te görüldü. Davanın 8 Kasım 2016 tarihli 6. duruşmasında karar çıktı. Olayda 27 ayrı silahın kullanıldığı bilgisina rağmen tek sanıklı süren yargılama sonucunda Adem Çiftçi hakkında beraat kararı verildi.

Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği beraat kararı istinaf incelemesinde “yargılamada eksik inceleme ve değerlendirme yapıldığı” ve “delillerin eksik toplandığı” gerekçesiyle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nce oybirliğiyle bozuldu. İstinaf kararından sonra yargılama 21 Aralık 2017’de yeniden başladı.

Yayınlanma tarihi

07/06/2018

Kategori Listesi