Medeni Yıldırım Hedef Alınarak Vuruldu

BİANET

İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişlerinin Medeni Yıldırım’ın öldürüldüğü ve sekiz kişinin yaralandığı olayla ilgili hazırladığı ön inceleme raporu tamamlandı. Raporda “Silah kullanma şartları bulunmuyordu” denildi.

Medeni Yıldırım’ın vurularak öldürüldüğü ve sekiz kişinin yaralanmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişlerince hazırlanan ön inceleme raporu tamamlandı

Amed’in Lice ilçesinde 28 Haziran 2013’te Kalecik jandarma Karakolu yanındaki kalekol inşaatını protestosunda halkın üzerine ateş açılmıştı. ANF Ajansı’nın haberine göre raporda ateşli silah kullanma şartları bulunmamasına rağmen ateş açıldığı belirtildi.

Savcılıkça başlatılan soruşturmada ise Lice Kaymakamlığı, yedi askerden Kayacık J. Üstğm Krk. K. Mustafa Öztürk ve Jandarma Özel Harekat Tim Komutanı Seyit Ahmet Yurtoğlu için soruşturma izni verdi. Soruşturmadaki ayrıntılar Lice Cumhuriyet Savcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada daha önce alınan gizlilik kararının kaldırılması sonrası ortaya çıktı.

İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri’nin hazırladığı ön inceleme raporu soruşturma dosyasına girdi. 2 Ağustos 2013 tarihinde İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’na sunulan raporda olayın önemli noktaları şöyle aktarıldı.

Silah kullanma şartlarının bulunmuyordu

* Olay esnasında çekim yapan 20130628-160808 numaralı görüntü kaydının 1. dakikasının 40’ıncı saniyesinde ‘Çekil oradan ateş ediyorum’ sesinin duyuldu, aynı görüntüdeki dakikanın 49-51 saniyelerinde bir kişinin 2 kez ‘aaah’ sesi duyuldu.

* Yoğun taş atımına ilişkin görüntü ve seslerle otomatik silahlarla ateş edildiğine ilişkin sesler duyuluyor.

* Nöbet kulesi içinde uzun namlulu silaha ait namlunun görüldü. Silah mekanizması ve namlunun hareketinden bu silahla atış yapıldığı anlaşılıyor.

* Geride kalan 10-15 kişilik grubun toplanma yerine doğru yürürken, önce bu grubun en arkasında yer alan ve taş atmaya devam eden iki kişiye, daha sonra bu iki kişinin önünde yürüyen gruptakilerin, jandarma tarafından açılan ateşe maruz kaldılar.

* Saldırıyı gerçekleştirenlerin olay mahallinden ayrıldığı ve jandarma karakoluna yapılmakta olan yeni karakol binasına ve jandarma personeline yönelik tehdit ve tehlikenin sona erdiği ve mevzuatta ateşli silah kullanma şartlarının bulunmadığı, ateşli silah kullanma yetkisinin ortadan kalktığı halde göstericilere karşı ateşli silah kullanılması hukuka aykırı ve cezai sorumluluk gerektirir.

112’nin arama kayıtları yok

Radikal gazetesinden Veysi Polat’ın haberine göreyse müfettişler tarafından olay gününe ilişkin Diyarbakır Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’nden bilgi istendi.

Müdürlük bünyesindeki Acil Afetlerde Sağlık Hizmetleri Şube Müdürlüğü’nden 112 Sağlık Merkezi’ne, Kayacık Köyü ve çevre köylerden çağrı alınıp alınmadığı, alınan çağrılar ve bu çağrıların alındığı yerlerde yapılan ilk müdahalelerde gözlenen vakaların mahiyeti, vaka ön tanıları ve sevk edildikleri sağlık kuruluşları soruldu.

İlgili kurum, kayıt ve belgelerin istendiği yazıya karşılık verdiği cevapta, “Olayın meydana geldiği 28 Haziran 2013 günü alınan telefon çağrı ve ses kayıtlarının bulunduğu 112 dijital operasyon yönetim ve kayıt sistemi veri tabanı sunucusunun 1 Temmuz 2013 tarihinde donanımsal olarak arızalanmış olup arızanın giderilememesi nedeniyle sunucu askıya alınarak dataların kurtarılması amacıyla Armakom firmasına gönderilmiştir. Bu nedenle olay günü merkezimize yapılan tüm aramaların menşei tespit edilemediği gibi ses kayıtları da temin edilememiştir” denildi.

Olay yeri tutanağı da dosyaya girdi

Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Müdürlüğü’nce hazırlanan tutanak da soruşturma dosyasına girdi.

Tutanakta karakol içinde ve dışında iki adet patlamamış el yapımı bomba, yedi adet karakol içinde olmak üzere toplamda 317 adet uzun namlulu silaha ait kovan ve bir adet uzun namlulu silaha ait fişek, 24 adet gaz fişeği kapsülü bulunduğu hatırlatıldı.

Tutanakta, 48 askerin tüfeğinin incelemeye alındığı belirtildi. Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuarı Müdürlüğü’nün 1 Temmuz 2013 tarihinde hazırladığı ekspertiz raporunda ise incelemeye alınan 156 boş kovandan 150’sinin 21 ayrı G3 silaha ait olduğu, 6’sının ise hangi silahtan atıldığının tespit edilemediği, 133 kovanın 5 ayrı silahtan yapılan atışlara ait olduğu, 26 adet kovanın aynı silaha ait olduğunu tespit edildi.

Çoğu göğüs kısmından vuruldu

Dikkat çekici sonuçlardan biri de yaralananların çoğunluğunun göğüs kısımlarından vurulmaları. Rapor bu durumu, kurşunların hedef gözetilerek atıldığına işaret olarak değerlendirdi.

Soruşturmayı yürüten Lice Cumhuriyet Başsavcılığı, karakolda bulunan yedi asker için Lice Kaymakamlığı’ndan soruşturma izni isterken, Kaymakamlık İdare Kurulu Bürosu, 27 Ağustos 2013 tarihinde verdiği kararda askerlerden Kayacık Jandarma Üsteğmen Karakol Komutanı Mustafa Öztürk ve Jandarma Özel Harekat Tim Komutanı Seyit Ahmet Yurtoğlu için “Görevi kötüye kullanmak” gerekçesi ile soruşturma izni verdi.

Askerlerden Jandarma Başçavuş Kayacık Jandarma Karakol Komutan Yardımcısı Kubilay Seyhan, Tümen Komutan Yardımcısı Gökmen Tengilimoğlu, Komando Tim Komutanı Hüseyin Çakmak, Tank Uzman Çavuş Mustafa Ünlü ve İlker Soydam hakkında “Rütbe ve görevleri dolayısıyla bağımsız karar alma ve uygulama pozisyonunda olmaması” iddiasıyla “Soruşturma izni verilmemesi”ne karar verdi.

Öztürk ve Kurtoğlu’nun avukatlarının, Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurarak soruşturma iznine itiraz ettiği belirtildi. İtiraz mahkeme tarafından reddedildi. (HK)

Yayınlanma tarihi

26/04/2014

Kategori Listesi