Muhammed ve Furkan Yıldırım Davası İzleme Raporu – 19 Nisan 2018

Muhammed (7) ve Furkan (6) Yıldırım

Melis Gebeş / Emel Ataktürk / Özlem Zıngıl

Mahkeme       : Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya No       : 2017/175

4 Mayıs 2017 günü gece saatlerinde, Şırnak’ın Silopi ilçesi Karşıyaka mahallesinde bulunan MHP Silopi İlçe Teşkilatına ait parti binasının korumasında görevli polis memuru Ömer Yeğit’in kullandığı panzer tipi zırhlı araç, tek katlı betonarme bir evin salon kısmına çarptı. Zırhlı aracın evin duvar ve kolonlarını yıkarak içeri girmesi sonucu o sırada salonda uyumakta olan Muhammed Yıldırım (7) ve Furkan Yıldırım (6) kardeşler yaşamını yitirdi. Olayla ilgili yürütülen soruşturma neticesinde, Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğü polis memurları Ömer Yeğit ve Murat Maden hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan dava açıldı.

Soruşturma İşlemleri

Silopi Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla, şüpheli polislerin görev yapmakta olduğu Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı polislerce yürütülen soruşturma işlemlerine göre, ne olay yerini gösteren herhangi bir kamera sistemi ne de olay anının görgü tanığı bulunuyordu. MHP Silopi İlçe Teşkilatına ait binanın kameralarının bulunduğu tespit edildi. Fakat, zırhlı araç çarpma anında bu kameraların görüş açısından çıkıyordu. Aracın içerisinde ve dışarısında kurulu herhangi bir kamera sistemi ise yoktu.

Olayın gerçekleştiği gece, çarptığı evden çıkarılarak TOKİ Polis Lojmanlarına götürülen zırhlı araç üzerinde makine, elektrik ve trafik bilirkişileri tarafından yapılan incelemelerde, araçta herhangi bir arıza bulunmadığı tespit edildi. Hakkında tutuklama tedbiri uygulanan sürücü Ömer Yeğit aracı kullanmak üzere bir sertifikaya sahip olmadığı gibi, aracın durdurulamama sebebi Yeğit’in bilgi ve deneyim eksikliği olarak kaydedildi. Koruma Büro Amirliğinde görevli Yeğit de şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde zırhlı araç kullanmak için herhangi bir eğitimden geçmediğini beyan etti.

Savcılıkça şüpheli sıfatıyla dinlenen Koruma Büro Amirliğinde vekaleten görevli polis memuru Murat Maden, zırhlı araç kullanacak personel ile ilgili görevlendirme listelerini baş polis memuru Tuncay Taşdemir ile birlikte hazırladıklarını, listeler hazırlanırken polis memurlarının gerekli niteliğe ve ehliyete sahip olup olmadıklarını göremediğini, olayın kendisi göreve başladıktan bir hafta sonra gerçekleştiğini ve önceki görevlendirme listelerinde Ömer Yeğit’in aynı noktada ve araçta görevlendirmesinin yapılmış olmasına istinaden aynı görevlendirmeye devam ettiğini beyan etti.

Soruşturma sırasında tanık sıfatıyla Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğü polis memurları Fatih Taşkın, Hilmi Torun ve İlçe Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan dinlendi. MHP Silopi İlçe Teşkilatı’na ait binanın korumasında şüpheli Ömer Yeğit ile birlikte görev yapan Koruma Büro Amirliğine bağlı Fatih Taşkın, araçtan devriye görevini yapmak için çıktığı esnada meydana gelen çarpma anını, araç virajı döndüğü ve etraf karanlık olduğu için tam göremediğini ifade etti. Koruma Büro Amirliği görevlisi Hilmi Torun, Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan’ın talimatıyla zırhlı aracı olay yerinden kaldırarak TOKİ Polis Lojmanlarına çektiğini beyan ederken, Selçuk Erdoğan aracın yalnızca yıkıntılara bakmak amacıyla çekilmesini söylediğini, polis memurunun bunu aracın tamamen olay yerinden çekilmesi talimatı olarak yanlış anlamış olabileceğini ifade etti. Hangi personelin görevlendirileceğine Koruma Büro Amirliği’nin karar verdiğini ifade eden Erdoğan, personelin yeterli nitelikte olup olmadığını kontrol etme gibi bir imkanının bulunmadığını beyanlarına ekledi.

Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olayın kaza sonucu meydana geldiğine kanaat getirerek hazırladığı iddianamenin Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle yargılama başladı.

17 Ekim 2017: İlk Duruşma

Şırnak ve Diyarbakır Baroları Çocuk Hakları Komisyonlarının müdahillik talebinde bulunduğu, 17 Ekim 2017 tarihli ilk duruşmada hazır bulunan tutuklu sanık Ömer Yeğit savunmasında, zırhlı araç kullanmakla ilgili herhangi bir eğitim almamış olduğunu tekrarladı. Koruma Büro Amirliğine tahsis edilen üç adet panzer tipi zırhlı araç olduğunu, ancak Amirlikte görevli personelden sadece ikisinin bu araçları kullanmak için gerekli eğitimden geçtiğini belirtti.

Yeğit, Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen 5 Nisan 2017 tarihli tutanaktan, Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan’ın gerekli eğitimden geçmemiş olsa da personellerin panzer kullanmakla görevlendirilmesine ilişkin sözlü talimatta bulunduğunun anlaşılacağını ifade etti. Kendisine eğitim alması gerektiğine ilişkin herhangi bir bilgi verilmemiş olduğunu da belirten Yeğit, görevlendirme yapıldığında eğitim almamış olduğunu amirlerine bildirip bildirmediğinin sorulması üzerine, Koruma Büro Amir Vekili Yasin Eker’e durumu anlattığı yanıtını verdi. Koruma Büro Amir Yardımcısı baş polis memuru Tuncay Taşdemir, İdari Büro memurları Uğurcan Yıldız, Ferhat Taş, Özden Keskin ve Mücahit Tiryaki’nin, Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan’ın talimatıyla görevlendirme yaptığını bildiğini ekledi.

Yasin Eker açığa alındığı için vekaleten Koruma Büro Amirliğinde görevlendirilen diğer sanık polis Murat Maden, savunmasında göreve geldiğinde zaten kullanılmakta olan görev listelerini kullanmaya devam ettiğini ve personelin gerekli eğitimden geçip geçmediğini denetleme yetkisi bulunmadığını tekrar etti. 5 Nisan 2017 tarihli aynı tutanaktan bahseden Maden, Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan’ın eğitimi olmayan personeli zırhlı araç kullanmada görevlendirdiğini ifade ederek, tutanağın Erdoğan’ın buna ilişkin sözlü talimat vermiş olduğunu gösterdiğini söyledi. Maden’e göre, Erdoğan’ın sözlü talimatını polis memurları Tuncay Taşdemir, Ahmet Karaaslan, Osman Fatih, Buğra Tutar duymuştu.

Cumhuriyet savcısı, baroların davaya müdahillik talepleri hakkında görüş bildirmezken, tutuklu sanık polis Ömer Yeğit’in tahliyesine karar verilmesini talep etti.

Mağdur avukatları keşif yapılmadığı ve tüm deliller toplanmadığı için tutuklu sanığın tutukluluğunun devamını ve tutuksuz sanığın ise tutuklanmasını talep etti. Yargılamanın taksirle değil, olası kastla öldürme suçu üzerinden yürütülmesi gerektiğini beyan etti. Ayrıca, olay yeri henüz incelenmemişken zırhlı aracı olay yerinden çekerek delil kararttığı yönünde kuvvetli şüphe uyandıran Hilmi Torun ile görevlendirme talimatının verilmesinde sorumlu olan ve sanık Murat Maden tarafından isimleri açıklanan polis memurlarının yargılamaya dahil edilmesini istedi.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Ömer Yeğit’in tahliyesine karar verirken, diğer sanık Murat Maden’in tutuklanması yönündeki talepleri reddetti. Suçtan doğrudan zarar görmedikleri gerekçesiyle baroların katılma taleplerini de kabul etmezken, olay yerinde keşif yapılmasına karar verdi. Sorumluluğu olduğu iddia edilen diğer polislerin davaya dahil edilip edilmeyeceğinin, beyanları alındıktan sonra değerlendirileceği belirtildi.

Polis memuru Ömer Yeğit’in kullandığı panzer tipi zırhlı aracın, duvar ve kolonları yıkarak içine girdiği, Silopi ilçesi Karşıyaka Mahallesi 715. sokakta bulunan Yıldırım ailesine ait tek katlı betonarme evin olay sonrasındaki görüntüsü.

11 Ocak 2018: İkinci Duruşma

11 Ocak 2018 tarihinde görülen ikinci duruşmaya sanık polis Ömer Yeğit katılım sağlamazken, diğer sanık polis Murat Maden hazır bulundu. Olay yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu Mahkemeye gönderilmişti. Bursa Barosu’nun müdahillik talebinde bulunduğu bu duruşmada Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğü Koruma Büro Amirliğinde görevli polis memurları Fatih Taşkın, Hilmi Torun ile Silopi İlçe Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan tanık olarak dinlendi.

Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan, eğitimden geçmemiş olan personeli zırhlı araç kullanmada görevlendirdiği yönündeki iddiaları reddetti. Sanık polislerce bu yönde sözlü talimat vermiş olduğunun anlaşılacağının söylendiği Nisan 2017 tarihli tutanak içeriğini de kabul etmedi. Ayrıca, olay yerine gittiğinde panzer kısmen evin içinde bulunduğu, çevredeki vatandaşlardan panzerin altında birilerinin kalmış olabileceği söylendiği ve panzer sürücüsü hastaneye gittiği için panzerin bir başka polis memuru tarafından oradan çekilmesi talimatını verdiğini söyleyen Erdoğan, bu esnada aracın alt kısmının kontrolünün yapılmış olduğunu ifade etti.

Panzeri bulunduğu yerden çeken Hilmi Torun, bunu Selçuk Erdoğan’ın talimatı doğrultusunda yaptığını belirtti. Torun’a göre, Erdoğan kendisine zırhlı aracı ne amaçla çekeceğini söylememişti. Ardından Koruma Büro Amir Yardımcısı baş polis memuru Tuncay Taşdemir’den, aracın TOKİ Polis Lojmanlarına götürülmesi konusunda talimat almıştı. Olay günü zırhlı aracı kullanan Ömer Yeğit ile birlikte görev yapan Fatih Taşkın ise, yine çarpmadan önce aracın içinde bulunmadığını ve çarpma anını görmemiş olduğunu ifade etti.

Cumhuriyet savcısı Bursa Baro Başkanlığı’nın davaya katılma talebinin reddine karar verilmesini talep etti.

Murat Maden, Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan’ın eğitimden geçmemiş olan personelin zırhlı araç kullanmada görevlendirmesine ilişkin sözlü talimatına istinaden tutulan Nisan 2017 tarihli tutanağı imzalayan daha önce adını verdiği polis memurlarının dinlenmesi talebini tekrarladı.

Mağdur avukatları da bu polis memurlarının dinlenmesi yönündeki taleplerini dile getirerek, yargılamanın olası kast suçundan yürütülmesi gerektiğini tekrarladı. Sanıkların tutuklu yargılanmalarını ve sorumluluğu olan diğer polis memurlarının yargılamaya dahil edilmesini yeniden talep etti.

Mahkeme sanıkların tutuklu yargılanmaları ve Bursa Baro Başkanlığı’nın katılma taleplerini reddetti. Gönderilen bilirkişi raporundan keşif işleminde istenilen hususların yeterince değerlendirilmediği gerekçesiyle tekrar keşif yapılmasına ve Silopi Emniyet Müdürlüğü polis memurları Yasin Eker, Tuncay Taşdemir, Uğurcan Yıldız, Ferhat Taş, Özden Keskin, Mücahit Tiryaki’nin tanık olarak beyanlarına başvurmak üzere hazır edilmesine karar verdi.

19 Nisan 2018: Üçüncü Duruşmada Neler Oldu?

19 Nisan 2018 tarihinde görülen üçüncü duruşmaya sanık polis Ömer Yeğit yine katılmadı. Diğer sanık polis Murat Maden ise duruşma salonundaydı. Tanık olarak dinlenmelerine karar verilen polis memurlarından Tuncay Taşdemir ve Ferhat Taş duruşma salonunda hazır edilmemişti.

Duruşma salonuna yalnızca avukatların girmesine izin verildi. Duruşmayı izlemeye gelen basın mensupları salona alınmadı ve duruşma boyunca salon kapısı kilitli tutuldu. Duruşma üye hakimlerden birinin yokluğunda dosyaya gelen evrakların okunmasıyla başladı. Bir önceki duruşma tekrarlanması talep edilen keşif işleminin, bilirkişi bulunamadığından yapılamadığı öğrenildi.

Eğitimden Geçmemiş Personel Görevlendirme Talimatı Verdiği İddia Edilen Emniyet Müdürü ve Baş Polis Memurunun İsmi Silinerek Yeniden Düzenlenen Evrak

Tanık sıfatıyla dinlenen polis memuru Mücahit Tiryaki, Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan’ın eğitimden geçmemiş olan personelin zırhlı araç kullanmada görevlendirmesi yönündeki sözlü talimatını duymadığını söyledi. Tiryaki’ye göre polis memurları Yasin Eker ve Tuncay Taşdemir bu talimatı duymuştu. Selçuk Erdoğan’ın bu talimatı vermiş olduğunu ortaya koyan 5 Nisan 2017 tarihli tutanağı imzalamasının nedeninin uygulamaya dair usuli bir alışkanlık olduğunu belirtti.

Ardından salonda bulunan sanık polis Murat Maden söz alarak, olayla ilgili yürütülen soruşturma sırasında Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı’nca eğitimi ve ehliyeti olmamasına rağmen Ömer Yeğit’in zırhlı araç kullanmak üzere görevlendirmesinin kimler tarafından yapıldığının sorulduğunu, cevaben kendisi ve Selçuk Erdoğan ile Tuncay Taşdemir’in görevlendirme yapmış olduğuna dair evrak düzenleyerek gönderdiğini, ancak Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan’ın bu durumu fark ettiğinde, kendisi ve Mücahit Tiryaki’yi çağırarak neden isminin verildiğinin hesabını sorduğunu ve evrakın geri getirilmesini istediğini anlattı. Evrak Savcılığa gönderildikten yaklaşık yarım saat sonra Emniyet’e geri getirilmiş ve üzerinde Selçuk Erdoğan ve Tuncay Taşdemir’in isimlerinin yer almadığı ikinci bir evrak düzenlenmişti. Bu evrakta sadece Murat Maden’in ismi bulunuyordu. Murat Maden, Selçuk Erdoğan’ın baskısı ve tehditvari sözleri nedeniyle bu ikinci evrakı imzalamak zorunda kaldığını söyledi.

Maden’in anlatımlarını doğrulayan Tiryaki, ilk evrakı Savcılığa bizzat kendisinin teslim ettiğini, fakat sonrasında Murat Maden’in telefonla arayarak Emniyet’e gelmesi gerektiğini söylediğini, gittiğinde Selçuk Erdoğan’ın adının neden verildiğini sorarak evrakın geri alınmasını istediğini, bunun üzerine evrakı Savcılıktan geri aldığını beyan etti. Üzerinde sadece Murat Maden’in isminin yazılı olduğu ikinci evrakı da ikinci kez Savcılığa kendisi götürmüştü. Evrakın havale edilip edilmediğinin sorulması üzerine, üzerinden bir yıl geçtiğinden dolayı hatırlamadığı yanıtını verdi.

Tiryaki, olay tarihinden önce yaklaşık 10 kişinin panzer kullanmak için görevlendirilmesine rağmen, bunlardan yalnızca ikisi veya üçünün gerekli eğitimi almış olduğunu söyleyerek beyanlarını sonlandırdı.

Tanık sıfatıyla dinlenen bir diğer polis memuru Yasin Eker, 5 Nisan 2017 tarihli tutanağı imzaladığını, ancak Selçuk Erdoğan’ın sözlü talimatını duymadığını, böyle bir talimat olduğunu Tuncay Taşdemir’in telefonla kendisine ilettiğini ifade etti. Mahkeme başkanının sorması üzerine, olay günü eğitimden geçmemiş ehliyetsiz personel görevlendirilmesine gerek olmadığı görüşünde olduğunu belirtti. Ayrıca, eğitimli ve ehliyetli personel sayısının yeterli olmadığını ekledi.

5 Nisan 2017 tarihli tutanak altında imzası bulunan diğer polis memurları Özden Keskin ve Uğurcan Yıldız, Selçuk Erdoğan’ın sözlü talimatını duymadıklarını, beraber görev yapıp evrakları düzenledikleri için Tuncay Taşdemir’in söylemesi üzerine evrakı imzaladıklarını söyledi.

Sanık Polis Memuru ve Mağdur Tarafın Örtüşen Talepleri

Sanık polis Murat Maden, bu duruşmada hazır edilmeyen polis memurları Tuncay Taşdemir ve Ferhat Taş’ın dinlenmelerini istedi. Mağdur avukatı Rojhat Dilsiz, taleplerinin Murat Maden’in talebiyle aynı yönde olduğunu vurgulayarak, Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan’ın eğitimi ve ehliyeti olmamasına rağmen personel görevlendirilmesine ilişkin talimat verdiğinin açık olduğunu ifade edip, soruşturmanın bu hususu aydınlatacak şekilde genişletilmesini talep etti.

Dinlenen tanık ifadeleri Tuncay Taşdemir’i işaret etmekte olsa da bunun esas sorumlu Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan’ı koruma amaçlı bir hareket olduğunu ve Mahkeme’nin manipüle edilmeye çalışıldığını düşündüklerini söyledi. Bu nedenle tanık beyanlarının güvenilirliğine gölge düştüğünü ifade etti.

Dilsiz, Savcılık içerisinden biri tarafından Selçuk Erdoğan’ın uyarılmamış olması halinde, isminin verildiğine dair bilgisi olmayacağından, çok kısa bir süre içerisinde evrakın geri alınmasının mümkün olamayacağını söyledi. Böylesi bir usulsüzlük yapan Savcılık tarafından yürütülen soruşturmanın tarafsızlığına nasıl güvenilebileceğini sordu.

Ara Kararlar

  • Bir kez daha olay yerinde keşif yapılmasına,
  • Tanık sıfatıyla Tuncay Taşdemir ve Ferhat Taş’ın beyanlarına başvurulmak üzere hazır edilmesine,
  • Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan geri alınan evrakın havale edilip edilmediğinin ve UYAP ortamına aktarılıp aktarılmasının sorulmasına karar verildi.

Bir sonraki duruşma 12 Temmuz 2018 tarihi, saat 11:30’a ertelendi.

Yayınlanma tarihi

25/04/2018

Kategori Listesi