Muhammed ve Furkan Yıldırım Davası İzleme Raporu – 25 Ekim 2018

Burcu Ballıktaş Bingöllü / Melis Gebeş

Mahkeme       : Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya No       : 2017/175

Muhammed Yıldırım (7) ve Furkan Yıldırım (6) kardeşlerin, 4 Mayıs 2017 günü gece saatlerinde Silopi’deki evlerinin salonunda uyudukları sırada, panzer tipi zırhlı aracın eve çarpması sonucunda yaşamlarını yitirmesinden dolayı, polis memurları Ömer Yeğit ve Murat Maden’in “taksirle ölüme neden olma” suçundan tutuksuz yargılandığı davanın 5. duruşması 25 Ekim 2018 tarihinde görüldü.

Bir Önceki Duruşmada Neler Olmuştu?

12 Temmuz 2018 tarihinde görülen 4. duruşmada, olay sırasında Silopi İlçe Emniyet Teşkilatı Koruma Büro Amir Yardımcısı olarak görev yapan Tuncay Taşdemir, Balıkesir’den SEGBİS yoluyla duruşma salonuna bağlanarak, olayla ilgili tanıklık yaptı. Taşdemir beyanında, daha önceki duruşmalara da konu olan 5 Nisan 2017 tarihli tutanaktan bahsetti. İddialara göre söz konusu tutanak, olay sırasında İlçe Emniyet Müdürü olan Selçuk Erdoğan’ın gerekli eğitimden geçmese de personelin zırhlı araç kullanmada görevlendirilebileceğine dair sözlü talimat verdiğini ortaya koyuyor.

Beyanında bu sözlü talimatı doğrulayan Taşdemir, tutanak tarihinden birkaç gün önce Erdoğan ile TOKİ polis lojmanlarında görüştüklerini, Erdoğan’ın zırhlı araç kullanabilen personel sayısının az olması konusunda kendisine yüksek sesle hakaret ederek kızdığını ve kadrolu personelin sertifika durumu hakkında açıklama yapmasına fırsat vermeden sayının artırılmasını istediğini ifade etti. Taşdemir aldığı bu talimatın ileride sıkıntı çıkarabileceğini düşünerek ilgili tutanağı düzenlemiş ve o sırada Koruma Büro Amir Vekili olan Yasin Eker imzalamayı kabul etmişti. Taşdemir, sorulması üzerine, suça karışan panzerin çarptığı binanın içinden çekilmesi talimatını da Selçuk Erdoğan’ın vermiş olduğunu beyanına ekledi.

Duruşmada, ayrıca, tutanağı imzalayan polis memurlarından Ferhat Taş’ın da ifadesine başvuruldu. Olay sırasında Koruma Büro Amirliği İdari Büro’da görev yapmakta olan Taş, sözlü talimatı bizzat duymadığını, Tuncay Taşdemir’in bilgilendirmesi üzerine tutanağı imzaladığını belirtti.

25 Ekim 2018: Beşinci Duruşmada Neler Oldu?

Yıldırım kardeşlerin babası müşteki Mesut Yıldırım ile Şırnak, Diyarbakır ve Bursa Barolarından gelen müşteki avukatları duruşmada hazırdı. Sanık Murat Maden ve sanık Ömer Yeğit de avukatlarıyla birlikte kendileri için ayrılan bölümde yerlerini aldı. Sanık bölümünün hemen arkasındaki sırada silahlı iki sivil polis oturuyordu. İzleyiciler için ayrılan dört sıralık bölümde ise 16 izleyici vardı. Bunların arasında HDP Şırnak Milletvekili Nuran İmir ve iki basın çalışanı da bulunuyordu.

İki saat süren duruşma boyunca mübaşir salona giriş çıkışların olmaması için yoğun çaba sarf etti hatta salonun kapısını kilitlediği görüldü. Yıldırım kardeşlerin babası Mesut Yıldırım için katılan avukatlara ayrılan bölümün yanına bir sandalye konmuştu. Duruşmanın ilerleyen saatlerinde gelen diğer bir kişi de baba Mesut Yıldırım’ın yanına geçti. Daha sonra gelen üçüncü bir kişi içinse sandalye getirilmedi ve bütün duruşma boyunca ayakta kaldı. Arada içeri alınan bazı izleyiciler içinse dört kişilik sıraya 5 kişi sıkışıp oturarak yer açılmaya çalışıldı. Duruşma salonu kapasite anlamında yetersiz olduğu gibi uzun süren bir oturum olduğu düşünülürse bir hayli havasızdı da.

Duruşmaya geçildiğinde ilk olarak heyet değişikliği yapıldığı görüldü. Eylül ayında bilirkişiler tarafından yapılan keşif neticesinde hazırlanan rapor dava dosyasına sunulmuştu. Rapora göre, eve çarpan panzer tipi araçların el freni olmadığından dolayı, olayda asli kusurlu olan panzer iken, aracı kullanan ve görevlendirmesini yapan polis memurlarının tali kusurlu olduğu kaydedilmişti.

Tanık Polis Memurları: Emniyet Müdürü Panzerlerin Çalışmamasından Dolayı Kızgındı

Duruşmada Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis memurları Osman Fatih Buğra Tutar ve Ahmet Karaaslan’ın tanık sıfatıyla beyanlarına başvuruldu.

Tanık Ahmet Karaaslan, 5 Nisan 2017 tarihli tutanağa konu olan sözlü talimat verildiği sırada TOKİ polis lojmanlarında görevli olduğunu, burayı koruyan panzerin vakti gelen muayenesine gönderildiği için o gün orada bulunmadığını, Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan’ın gelerek kendisine panzerde niçin tek personelin çalıştırıldığı konusunda kızdığını, bu sırada Tuncay Taşdemir’in oraya geldiğini, Erdoğan’ın hiddetli bir şekilde onu da azarladığını, amirleri arasında tartışma çıktığı için geride durduğundan dolayı aralarındaki konuşmanın içeriğini net olarak duyamadığını, ancak Taşdemir’in yeterli personel olmadığına dair şeyler söylediğini beyan etti.

Olay sırasında Selçuk Erdoğan’ın koruması olarak görev yapmakta olan tanık Osman Fatih Buğra Tutar ise, TOKİ polis lojmanlarına geldiklerinde panzer bulunmaması nedeniyle anonsla Tuncay Taşdemir’in çağırıldığını, Taşdemir ve Erdoğan arasında geçen konuşmada Erdoğan’nın sesinin yüksek olduğunu, Taşdemir panzeri kullanabilecek yeterli sayıda personelin bulunmadığını söylerken, Erdoğan’ın “panzerler çalışacak, çalıştıracaksınız” dediğini duyduğunu ifade etti. Tutar’a göre böylesi bir ifade konuşmanın mahiyeti itibariyle sertifikasız da olsa personel çalıştırmaya yönelik bir talimat verildiği anlamına geliyordu. Tutar, ayrıca, çarpmadan sonra Selçuk Erdoğan’nın panzerin evin içerisinden çekilmesini söylediğini, ancak bu yönde belirli bir kişiye talimat vermediğini ekledi.

Duruşma Salonunda Silahlı Polis Memuru

Polislerin beyanları arasında söz olan müşteki avukatı Av. Rojhat Dilsiz, 6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un yasaklamasına rağmen, duruşma salonunda silahlı polis memurunun bulunduğunu söyleyerek, salondan çıkarılmasını talep etti. İddia makamı tarafından reddine karar verilmesi istenen bu talep, silahlı personelin mahkeme heyetinin koruması olduğu ve dava konusu olayın niteliği gereği salonda bulunmasında bir sakınca bulunmadığı gerekçesiyle reddedildi.

Müştekiler Vekilleri: Kanuna Aykırı Emri Veren Emniyet Müdürü ile Kanunsuz Emri Uygulayan Personel Yargılanmalı

Müştekiler avukatları, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, raporun sanıkları koruma amacıyla zorlanarak baştan savma bir biçimde yazılmış olduğunu, olayda asli olarak zırhlı aracın kusurlu olduğunu belirtmenin insan aklıyla alay etmek anlamına geldiğini ifade etti. Raporun Jandarma tarafından hazırlanmış olması ve denetime elverişli olmaması eleştirildi.

İçişleri Bakanlığı Genelgesi’nde açıkça yasaklanmasına rağmen Selçuk Erdoğan’ın sertifikasız personelin çalıştırılması yönünde kanuna aykırı talimatı verdiği ve bu kanunsuz emrin Tuncay Taşdemir tarafından yerine getirildiği belirtilerek, bu iki kişi hakkında suç duyurusunda bulunulması talep edildi. Yürütülen disiplin soruşturmasında da paralel şekilde Erdoğan ve Taşdemir’in görevlerini kötüye kullanmış olduğunun belirtildiğinin altı çizildi. Bu davanın kamu görevlilerinin yargılandığı diğer davalarda olduğu gibi, toplumun vicdanını derinden yaralayan ve adalete olan inancını zedeleyen cezasızlıkla sonuçlanmaması gerektiği belirtildi.

Sanıklara isnad edilen suç vasfının “taksir” seviyesinde kalmasının yetersiz olduğu, olayın koşulları dikkate alındığında ehliyetsiz zırhlı araç kullanma sonucu ölüme sebebiyet verme eyleminin manevi unsurunun en az “bilinçli taksir” olmak üzere “olası kast”a varabilecek kadar geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Sanıkların tutuklanması talep edildi.

Sanık Polis Memurları: Sertifikasız Personeli Görevlendirme Talimatını Veren Emniyet Müdürü Sorumludur

Çarpma esnasında panzeri kullananan polis memuru sanık Ömer Yeğit söz alarak, TOKİ lojmanlarını koruyan panzerin Selçuk Erdoğan tarafından anons edildiğini telsizden duyduğunu, sonrasında Tuncay Taşdemir’in kendisini arayarak panzer sürücüsü olarak görevlendirildiğini söylediğini beyan etti. O tarihe kadar panzer sürücülüğü deneyimi olmadığını, sadece kuleci olarak görevlendirildiğini ifade eden Yeğit, çarpmanın ilk kez sürücü olarak panzerde görevlendirildiği bu tarihten bir ay sonra meydana gelmiş olduğunu söyleyerek, bu şekilde görevlendirme yapılması talimatını veren Selçuk Erdoğan’nın sorumluluğunu vurguladı. Diğer sanık polis memuru Murat Maden de aynı şekilde sertifikasız ve eğitimsiz personelin görevlendirilmesi talimatını veren Selçuk Erdoğan’ın olayın asıl sorumlusu olduğunu belirterek yargılanmasını talep etti.

Müdafiileri tarafından sunulan bilirkişi raporunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesi talep edildi.

Ara Kararlar

  • Sanıkların tutuklanması yönündeki talebin reddine,
  • Sorumluların ve kusur durumlarının belirlenmesi için dava dosyasının İstanbul Teknik Üniversitesi’ne gönderilmesine,
  • Müştekiler vekillerinin suç duyurusunda bulunulmasına yönelik taleplerinin daha sonra değerlendirilmesine,
  • ATK Trafik İhtisas Dairesinin rapor düzenlemesi talebinin bu aşamada reddine,

karar verilerek, bir sonraki duruşma 25 Aralık 2018 tarihine ertelendi.

 

Yayınlanma tarihi

31/10/2018

Kategori Listesi