Sanıklar Mahkeme İle Dalga Geçtiler

MİLLİYET

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanıklar Erhan Tuncel, Yasin Hayal, Ogün Samast, Mustafa Öztürk, Tuncay Uzundal, Zeynel Abidin Yavuz , Ahmet İskender, Ersin Yolcu katıldı. Duruşmada Coşkun İğci’nin de aralarında bulunduğu 4 tutuksuz sanık hazır bulundu. Hrant Dink’in eşi ve kızı da duruşmada yerlerini aldı.

Hrant Dink’in eşi 09.50 sıralarında adliyeye geldi. Ogün Samast’ın tutuklu olduğu Kandıra Cezaevi’nden 10.00 sıralarında geldi. Ogün Samast’ın aşırı kilosu ve saçlarını kazıtması dikkat çekti. Erhan Tuncel, Yasin Hayal ve Mustafa Öztürk de 10.25 sıralarında Tekirdağ Cezaevi’nden getirildi. Erhan Tuncel’in bıyık bırakmış olması dikkat çekti. Tutuksuz sanık Coşkun İğci de erken saatlerde adliyeye geldi. Ancak İğci, güvenlik önlemleri nedeniyle adliyeye girmekte zorluk çekti. Basına ve izleyicilere ilk kez açılan duruşma 11.15’te başladı. Mahkeme Başkanı Erhan Tuncel’in avukatı Cahit Canyanık’ın istifa ettiğini belirtti. Bunun üzerine Erhan Tuncel, “Mahkemede kendi savunmamı yapacağım” dedi.

Mahkeme Başkanı 28 Haziran 2008’de Ogün Samast’ın 18 yaşını doldurduğunu bu nedenle duruşmadaki kapalılık kararının kaldırıldığını belirtti. Ogün Samast’ın avukatı Levent Yıldırım ise, bir talebi olduğunu belirterek, “Kamu güvenliği açısından duruşmanın kapalı yapılması zorunluluğu gerekmektedir. Son olarak Ogün Samast’ın Agos önündeki görüntüleri ve emniyetteki ifadesi bile yayınlanmıştır. Sanıklar ve mahkeme etki altında kalacaktır. Adil yargı bağımsızlığının zedelenmemesi nedeniyle basına CMK 187. maddesi dikkate alınarak ihtarat yapılmasını istiyorum” dedi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, “Bu sizin fikriniz mi yoksa bütün avukatlar katılıyor mu?” diye sordu. Fuat Turgut da, “Ben katılmıyorum” dedi. Ogün Samast ise, “Sen katılsan ne olur?” diye tepki gösterdi. Mahkeme Başkanı da, duruşmanın açık olarak devam etmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek Levent Yıldırım’ın talebini reddetti.

Yasin’in Eniştesi İlk Kez İfade Verdi

Mahkemede daha sonra Yasin Hayal’in eniştesi tutuksuz sanık Coşkun İğci’nin ifadesinin alınmasına geçildi. Kimlik tespitinde devlet memuru olduğunu ve bin 200 YTL aylık geliri olduğunu belirten İğci, “Ben bu davada önce tanıktım, daha sonra sanık pozisyonuna geçtim. Benim yaptığım vatandaşlık göreviydi. Yasin Hayal eşimin yeğeniydi. Kendisinin böyle bir eylem yapacağını duyunca kendini oyalamaya ve engellemeye çalıştım. Engelleyemeyeceğimi anlayınca kolluk kuvveti olan jandarmaya bildirdim. Daha sonra Yasin’i 1-1,5 ay oyalamaya devam ettim. Ekim 2006’nın ortalarından sonra ise kendisini hiç görmedim. Daha sonra bu olayı işittiğimde şok oldum. Eyvah yaptı dedim. Sonra baktım Ogün diye biri yapmış. Biraz rahatladım. Oh dedim, kendime geldim. Sonra baktık, içinde olduğunu gördük” dedi. İğci, “Trabzon’da görülen davada görevli jandarmaların kendilerini bilgilendirdiğimi itiraf ettiler. Sanıklardan sadece Ahmet İskender’i tanırım. Diğerlerini tanımam” diye konuştu. İğci, Bahri Belen’in “Jandarma görevlileriyle kaç defa görüştünüz?” sorusuna, “Kendilerini 2004 yılından beri tanırım. Yasin Hayal’den bu olayı duyduktan sonra 5-6 kere görüşmüşlüğümüz vardır” diye cevap verdi.

İğci ifadesinin devamında Yasin Hayal’in Dink cinayeti için silah almak amacıyla 300 YTL temin ettiğini duyunca durumu jandarmaya bildirdiğini belirterek, “Onlara Yasin silah almak için para temin etmiş. Ne yapayım dedim. Onlar da silahı ben alacağım diyerek parayı ondan almamı istediler. Ben de parayı aldım. Silahı temin etmeyince Yasin ya parayı ya silahı getir deyince durumu tekrar jandarmaya anlattım. Onlar da parayı geri ver dediler. Bu arada jandarmaya silahı kayıt altına alarak tutanakla siz temin edin ki olayı geciktirelim dedim. Engel olalım dedim. Başkasından silah temin edeceğinden eminim dedim. Görevliler bunu kabul etti. Yasin’e parasını geri verdim. Hrant Dink adını zaten ilk kez Yasin’den duymuştum. Yasin’i bu olaydan koruyabilmek, kurtarabilmek için arkadaşlara öyle söyledim. Jandarma Yasin Hayal’i vukuatlı olduğu için gözetim altında tuttuklarını söylediler. Üstlerine bilgi verip vermediklerini bilmiyorum ama mahkemede daha sonra bilgi verdiklerini söylediler” dedi. Coşkun İğci, basında Ogün Samast ile 67 kez telefonla görüştüğü yönünde çıkan haberleri yalanlayarak, “Ben 67 kez cep telefonumla görüşmedim. Ogün Samast’ı hiç tanımam” diye konuştu.

“Beni Bu Deliyle Muhatap Etmeyin”

Duruşmada söz alan Yasin Hayal’in avukatı Fuat Turgut, tutuklu sanıklardan Ogün Samast ve Erhan Tuncel’e soru sormak istedi. Ogün Samast ise bu sırada, “Beni bu deliyle muhatap etmeyin” dedi.

Fuat Turgut, Erhan Tuncel’e “Emniyetten aldığın net maaş nedir ve bunu sana teslim eden görevli kimdir?” diye sordu. Tuncel de, “Maaş almadım Benim bir talebim de olmadı. Ara sıra ısrar ederek verdiler. Düzenli olarak almadım. Teşekkür ederim” dedi. Fuat Turgut, “Kendisi Karadeniz Teknik Üniversitesi ya da Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde çalışıyormuş gibi asgari ücret alıyor muydu?” diye sordu. Erhan Tuncel’in buna cevabının, “Sanık Erhan Tuncel, iftira” demesi salonda gülüşmelere neden oldu. Ogün Samast da, oturduğu yerden Turgut’a yönelik olarak “Yavşak” dedi.

Tuncel’in Sevgilisi İsrail Ajanı Mı?

Fuat Turgut Erhan Tuncel’e Eskişehir’e gidiş nedeninin üniversitede okuyan yabancı uyruklu kız arkadaşıyla görüşmek mi olduğunu sordu. Tuncel, “Bu benim özel hayatımdır. Türk örf ve adetlerine aykırıdır. Ben size eşinizin adını soruyor muyum? Özür dilerim çok ağır oldu ama ben böyle bir şeyi kaldıramam” dedi. Fuat Turgut’un “İsrailli miydi?” sorusuna Tuncel, Lübnanlı olacak İsrailli değil” dedi. Turgut, “İsrailli kızın istihbarat örgütünün bşr ajanı olabiliceğini düşünmedin mi?” deynce Tuncel, alaycı bir şekilde, “İsrail Cumhurbaşkanının adını bilmiyorum kızıydı. Fark edemedim. Sonradan fark ettim” dedi. Erhan Tuncel’in alaycı tavırda cevap verdiğini söyleyen Fuat Turgut’a Tuncel, “Bu özel hayatım bunun muhabbeti, alayı olmaz. Beni dışarı çıkarın. Sayın hakim bu özel hayat. Bu kadar iftira yeter artık” dedi.

Samast, Jenifer Lopez’i Aramış!

Fuat Turgut, Ogün Samast’a da, “Agos gazetesi önüne geldiğinde Ogün iki telefon ediyor. Birinde Yasin Hayal’i arayarak herkesi tarayacağım deyince Yasin Hayal’in yapma masum insanlar var dediği doğru mu?” diye sordu. Ogün Samast buna hayır cevabını verdi.

Fuat Turgut’un Ogün Samast’ın ikinci görüşmesini ise Ethem Mahcupyan’la yaptığını iddia etmesi üzerine Samast, “Neeee” diye tepki gösterip, “Beni bu deliyle muhatap etmeyim. Sorduğu soru olsa. Yok Jennifer Lopez’di” dedi. Fuat Turgut’un alaycı tavırları nedeniyle Tuncel ve Samast’ı kınadığını söylemesi üzerine Samast, “Bana mı diyor lan o” diye de söylendi.

“Türk İslam Aleminin Lideri Muhsin Yazıcıoğlu”

Daha sonra söz alan Yasin Hayal, “İlk kez bir araya geldiğimiz için medya mensuplarını selamlıyorum. Türk İslam aleminin lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nu selamlıyorum. Ey Müslüman alemi, ey Alperenler, kalbinizi ferah tutun. BBP iktidara gelene dek bu kervan devam edecek” diye söyledi. Yasin Hayal, “Ben Ogün Samast’a içeride masum insanların olabileceğini söyledim. Masum insanların kılına zarar gelirse bunun vicdan azabını kaldıramayız. Böyle bir şeye kalkışma dedim. O da bana tamam dedi” dedi. Ogün Samast ise “İstanbul’a gitmeden önce Ahmet İskender bana Hrant Dink yok dersin. Vurmazsın. Kapının önünde Yasin’i aradım. Hrant’ın burada olmadığını kapıda güvenlik olduğunu söyledim. Yasin’de bana kapıdaki güvenliğin kafasına sık, içeri gir dedi” diye konuştu. Yasin Hayal’in “telefon kayıtları dinlensin. O Ermeni’yi vuracağım diye mahallede söylüyordu” demesi üzerine Samast, “Tabi dinlensin, yalan ortaya çıksın. Yeter artık” dedi.

Tanık Dinlendi

Soruşturma sırasında gözaltına alınıp serbest bırakılan Hakkı Bahadır Cihan tanık olarak dinlendi. Cihan, “Cinayeti ben de herkes gibi televizyondan öğrendim. Öncesinde haberim yoktu. Ogün Samast’ı tanımam. Televizyondan isim olarak da çıkartamadım. Yasin alınınca bu taraftan olduğunu anladım. Mustafa Öztürk ile konuştum. Mustafa’ya ‘Ankara’da birine bu işi biz yapacaktık. Başkalarına vermişler’ demişsin dedim. Bunun üzerine Mustafa ‘Ne alakası var. Yok öyle bir şey. Öyle bir şey konuşuldu ama o şekilde değil’ dedi. Mustafa bana biz yapacaktık, başkasına verdik demedi. Başkaları yapacaktı, bir başkası yapmış” dedi.

“Erhan Tuncel’e Güvenmiyorduk”

Müdahil avukatların çeşitli soruları üzerine Cihan ifadesinin devamında, Alperen Ocakları’nın yapılanmasının tamamen üniversite öğrencilerinden oluştuğunu belirterek, “Ocağın yapılanmasında gerek Erhan Tuncel ve gerekse Yasin Hayal yoktu. Ocağın binası ilk başta olmadığı için yaklaşık 2 ay boyunca BBP binasında bir araya geldik. Cinayetten sonra Erhan Tuncel’i aradım. Sadece onu değil bir çok kişiyi aradım. Çünkü basında her gün çıkan haberlerde cinayet ocak çevresiyle ilişkilendirilmeye çalışılıyordu. Bu yüzden Erhan ile konuştum. Kendisiyle görüşecektik. Babam beni arayıp ‘gitme çık gel’ dediği için gitmedim. Yasin Hayal ile birlikte kiliseye gittiğimiz doğru. Sadece oradaki havayı merak ettiğimiz için gittik. Hiçbir zaman keşif amaçlı değildi. Erhan Tuncel’in konuşmaları sırasında sürekli olarak sivil polislerden bahsettiği ve onlara takıldığını söylediği için kendisine güvenmiyorduk” dedi.

Tuncel, Fuat Turgut’la Alay Etti

Bu sırada Yasin Hayal’in avukatı bir cenazeye katılmak için duruşmadan ayrılmak istediğini söyledi. Erhan Tuncel de “Fatiha oku” dedi. Turgut daha sonra duruşmadan ayrıldı. 14.00 sıralarında tekrar geldi.

Ogün Samast’ın iki dayısının da aralarında bulunduğu 5 tanık daha duruşmada dinlendi.

Tuncel’in Kod İsmi!

Mahkeme Başkanı Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından naip hakim tarafından incelenmesi için gönderdiği ve Erhan Tuncel’e ait olan bilgi ve kayıtların naip hakim tarafından incelendiğini ve tutanak hazırlandığını belirterek tutanağa ilişkin Tuncel’e çeşitli sorular sordu. Mahkeme Başkanı, Erhan Tuncel’e, “Duruşmanın başından beri yardımcı istihbarat elemanı olarak görev aldığını söylüyorsun. Sana kod ismi verildi mi?” dedi. Tuncel ise, “Yaklaşık 2 yıllık dönemde kod ismim Mehmet Kurt’tur” dedi. Mahkeme Başkanı’nın “Sana görevinin sona erdiğine ilişkin tebligat yapıldı mı?” sorusuna Tuncel, “Hayıt yapılmadı” cevabını verdi. Mahkeme Başkanı’nın “Senin ilişiğinin buluşmalara sık sık gelmeme, güvensiz tavırlar sergileme, bilgi saklama, çelişkili bilgi verme ve sürekli para talebinde bulunma ve para için senaryo uydurman nedeniyle 17 Kasım 2006’da kesildiği söyleniyor” demesi üzerine Tuncel, “Ben yalan söylüyorsam, bugün bu adamlar neden burada? Parayı ben değil, onlar verdi. Bir yıl boyunca neden almıyorsun deyip ısrar ettiler. Bunlar tamamen oradaki personeli kurtarmak için. Bu raporu kim yazmışsa iftira atıyor. Bu rapor oradakileri aklamak için yazılmıştır. İlişik kesilmesine 2006’nın Eylül ayında ben karar verdim. Daha önce de talep de bulunmuştum. Onlar da, öğrencisin, tamamla, seni öyle Harput’a gönderelim dediler. İlişiğimi keseceğimi söylediğim zaman Ercan müdür geldi. İlişiğimi kesmememi istedi. Hatta yerime çalıştırabilecekleri bir kişinin ismini de verdim. Benim ilişki içinde olup bilgi verdiğim istihbarat görevlileri Memduh, Muhittin ve Özgür’dü. Bunlar onların kod isimleridir. Bir haber elemanının görevi, yalan ve ayıklanmamış haberi götürmektir. Karşı tarafın görevi bunu ayıklamaktır. Bir çok dosyada böyledir” dedi. Mahkeme Başkanı, Tuncel’e, Dink cinayeti ile ilgili istihbarat görevlilerine verilmek üzere rapor hazırlayıp hazırlamadığını sordu. Tuncel ise, “Ben bilgi veririm, raporu onlar hazırlar” dedi. Mahkeme Başkanı, “Burada senin verdiğin söylenen bir rapor var ve raporda, Mc Donalds olayının sanığı Yasin Hayal’le zaman zaman görüştüğün ve Hayal’in Ermeniler’e karşı kin beslediğini, bu nedenle İstanbul’da ses getirecek bir eylem hazırlığı içinde olduğunu, eylemi engellemek için onu telkin ettiğini söylemişsin. Devamında ise Hayal’e engel olamadığını, Hayal’in eylem için İstanbul’a gideceğini, bu sırada yerinin tespit olmaması için İlhan adındaki birine cep telefonunu vererek Çaykara’ya göndereceğini, daha sonra İstanbul’a gelip eylemi gerçekleştirdikten sonra eylemi radikal bir İslam örgütü adına üstleneceğini söylemişsin” dedi. Tuncel, söz konusu raporun kısmen doğru olduğunu, ancak raporu kendisinin hazırlamadığını belirterek, “Bu bilgiler, bir aya ait olan bilgilerdir. Toparlanıp tek parça haline getirilmiştir. Bu olay 4-5 defa denendi ama başarılamadı. Keşke bıraksaydım, olsaydı. Planlama sadece ona engel olmaktı. Dava dosyasının bir bölümü elime geçti, bir kısmı geçmedi. İpe sapa gelmez iddialarla bizi suçlamışlar. Bana faşist terörist diyen ayak bağı çıkıyor. Her biri soru soruyor. Bu sorular beni çok sıkıyor. Fuat Turgut’un bugün sorduğu soru da psikolojimi tam bozdu. Ancak maddi gerçeğin ortaya çıkması için psikolojimi bozmamaya gayret ediyorum” dedi.

Ergenekon Şüphelisi Soruldu

Duruşmada Erhan Tuncel’e ayrıca, Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınarak nöbetçi mahkemece serbest bırakılan Prof . Dr. Ercüment Ovalıyı tanıyıp tanımadığı soruldu. Tuncel, “Ben kendisini tanımıyorum. Şehir efsanesine dönüştü bu. Medya uyduruyor. Bir savcının eline tutuşturulan ifade tutanakları televizyonlara servis yapılıyor. Ben burada birilerini temsil ediyorum. Onlar da siz, onu neden orada tutuyorsunuz? Mahkemenizin amacı, uyuşmazlıkları çözmektir. Geçen mahkeme, ben sadece azize kesildi dedim. Ancak kötü amaçla söylemedim. Azizelik kutsal bir makamdır. Benim savunmamda dışarıya çıksın” dedi. Müdahil avukatların tepkisi üzerine Tuncel, “Ben sadece özür dileyecektim” dedi.

Tuncel, Hayal’le Kitap Yazıyordu

Duruşmada Erhan Tuncel’e emanette bulunan defterin kendisine ait olup olmadığı soruldu. Tuncel, “Özgür komiserle Yasin bunu nasıl yapmaz diye konuştuk. Hem o ortamdan çekeriz hem de kendini şiddet dışında ifade etmesini için Yasin’le bir roman yazayım dedim” dedi. Mahkeme Başkanı ise, “Romanın adı ‘Tanrı Seni Seviyor’ mu?” diye sorunca Tuncel, “O birinci bölümün adı” dedi.

İstihbarat Elemanları Dinlensin

Müdahil avukatlarından Ergin Cinmen, öldürme olayı ile ilgili 5 ayrı davanın görüldüğünü belirterek, “Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesi’ndeki birleştirilmezse bu davada ne karar verilirse verilsin adalet tecelli etmeyecektir. Bu talebi bir kez daha reddederseniz kamu vicdanı ve hukuk tatmin olmayacaktır” diye konuştu. Avukatlar ayrıca olayda kullanılan silahın kendileri tarafından belirlenecek bir bilirkişinin incelenmesini istediler. Avukatlar, kod adları belirlenen istihbarat elemanlarının dinlenmesini talep ettiler. Avukatlar ayrıca, Yasin Hayal’in cezaevinde kaldığı sırada kimlerle görüştüğü ve Hasan Deveci isimli kişiyle ilişkisinin ne kapsamda olduğunun Trabzon Emniyet Müdürlüğü’nden sorulmasını istediler.

Ogün Samast’ın avukatı Levent Yıldırım, “Olay günü çekilen görüntülerdeki kişinin göz çevresi ve ağzı Ogün Samast’a benzemiyor. Olay yerinde ikinci ve üçüncü şahısların olduğundan bahsediliyor. Bu nedenle bilirkişilerce bu kişinin Ogün Samast olup olmadığı incelensin” diyor. Samast da, “Bana benzemiyor, ama benim. Olay bitmiş kapanmış, ben değilim mi diyeyim” diye cevap verdi. Duruşma sonunda mahkeme heyeti aldığı kararlarda, Erhan Tuncel’in 26 Haziran 2008 tarihli dilekçesi ile bildirdiği kod adları Memduh, Özgür, Ahmet ve Kürşat olan kişilerin isimlerinin Trabzon Emniyet Müdürlüğü’nden sorulmasına karar verdi. Ayrıca Tuncel dilekçesinde belirttiği diğer savunma tanıkları Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesinde görevli olan Engin Dinç ve Ercan Demir’in de dinlenmesine hükmetti.

Mahkeme ayrıca, Hrant Dink’in öldürülmeden önceki günlerde tehdit alıp almadığı, tehdit almışsa kaç kez tehdit aldığı hususunda İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne yazılan yazının tekrar yazılmasına, yanıt verilmediği takdirde görevliler hakkında görevi ihmal suçundan yasal işlem yapılacağının yazıya eklenmesine karar verdi. Mahkeme, suçta kullanılan tabancanın bilirkişi tarafından gelecek celse incelenmesine karar verdi. Sanıkların tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme duruşmayı 13 Ekim’e erteledi.

Yayınlanma tarihi

07/07/2008

Kategori Listesi