Deniz Tekin – 16 Ekim 2025
Mahkeme: Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Esas No: 2024/480
Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yapılan askeri operasyondan dönen özel harekat polislerini taşıyan zırhlı araç, 19 Haziran 2017’de Diyarbakır-Bingöl karayolunda karşı yönden gelen minibüsün sol ön kısmına çarptı. Olayda minibüsün sürücüsü Remzi Menteşe, 10 yaşındaki Zilan Yamankılıç ve İlhan Ayaş hayatını kaybetti. 11’i sivil 6’sı polis olmak üzere toplam 17 kişi de yaralandı. Olaydan sonra gözaltına alınan zırhlı aracın sürüsü polis memuru Burhan Kolbaşı adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.
Zırhlı araç sürücüsü Burhan Kolbaşı hakkında “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçlamasıyla dava açıldı. 15 Eylül 2020 tarihinde davayı karara bağlayan Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi, taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak suçundan sanık Kolbaşı’yı 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırdı. Bu ceza 45.600 TL adli para cezasına çevrilerek 24 eşit taksit halinde ödenmesine karar verildi. Katılan vekilleri ve sanık müdafileri bu kararı istinaf mahkemesine taşıdı.
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi 2022 yılında, kamu görevlisi olan sanık hakkında soruşturma izni alınmadan yargılama yapıldığı gerekçesiyle, yerel mahkemenin kararını bozdu. Mahkeme, sanığın yargılanabilmesi için Diyarbakır Valiliği’nden soruşturma izni talep etti; ancak valilik bu talebi reddetti. Bu karara karşı Gaziantep Bölge İdare Mahkemesine yapılan itiraz başvurusu da reddedildi. Bunun üzerine Mahkeme, yetkili makamlar tarafından sanık hakkında soruşturma izni verilmediği ve bu kararın kesinleşmesi gerekçe göstererek, 7 Kasım 2023 tarihinde sanık polis hakkında davanın düşürülmesine karar verdi.
Katılanlar ve vekilleri bu kararı bir kez daha istinaf mahkemesine taşıdı. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını tekrar bozdu. 24 Ekim 2024 tarihinde verilen kararda; Diyarbakır Valiliğinin soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararının, itiraz hakkı bulunanlara usulüne uygun biçimde tebliğ edilip edilmediği ve bu kararın kesinleşip kesinleşmediği tartışılmadan davanın düşmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmedildi.
Bozma kararı ardından yeniden görülmeye başlanan Zilan Yamankılıç davasının 3’üncü ve karar duruşması 16 Ekim 2025’te Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşma Öncesi
Adliye girişindeki iki polis arama noktasından geçip GBT kontrolü yapıldığına dair pusulayı aldıktan sonra içeri girebildik. Binanın giriş katında yer alan Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin duruşma salonunun önünde katılanlar ve avukatları bekliyordu.
Salonun kapısını duruşma listesi asılmıştı. Daha önce görülen duruşmaların uzun sürmesi nedeniyle duruşma yaklaşık 50 dakikalık gecikmeyle başladı.
Duruşmaya Katılım
Zilan Yamankılıç’ın annesi katılan Nesrin Yamankılıç, Babası Bayram Yamankılıç ile katılan vekilleri Av. Mehmet Selim Aslan salondaki yerlerini aldı. Sanık Burhan Kolbaşı duruşmaya katılmazken, müdafii Av. Taner Güven salonda hazır bulundu. Duruşmayı Hafıza Merkezi dışında Jinnews muhabiri izledi.
Duruşmanın Seyri
Duruşmaya katılanların yoklamasını yapıldıktan sonra, heyet değişikliğini, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi’nin mahkemeye gönderdiği yazıyı tutanağa geçirdi. Yazıda, sanık hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara yapılan itirazın süre aşımı gerekçesiyle incelenmeksizin reddine karar verildiği belirtildi.
Ardından sırayla beyanları alınan katılan Nesrin Yamankılıç, Bayram Yamankılıç ve müdafileri Av. Mehmet Selim Aslan sanığın cezalandırılmasını istedi.
Sanık Burhan Kolbaşı’nın müdafi Av. Taner Güven, bozma kararı öncesinde yaptığı savunmaları tekrar ettiklerini belirterek, müvekkili hakkında beraat kararı verilmesini istedi. Güven, daha önce dava dosyasına sundukları raporlara göre müvekkilinin kusursuz olduğunu savundu.
Savcı Mütalaasında Davanın Düşürülmesini İstedi
İddia makamı, dosyanın tamamlandığını ve esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sunacağını söyledi. Mütalaada, sanık Burhan Kolbaşı’nın sevk ve idare ettiği 21 BC 526 plakalı zırhlı aracın karayolunda seyir halindeyken sol ön lastiğinin patlaması sonucu kontrolden çıkarak, karşı yönden gelen 72 KC 526 plakalı minibüse çarptığı belirtildi. Kaza sonucunda Zilan Yamankılıç, minibüs sürücüsü Remzi Menteşe ve İlhan Ayaş’ın hayatını kaybettiği ifade edildi.
Mütalaanın devamında, olayla ilgili hazırlanan bilirkişi raporunda sanık Burhan Kolbaşı'nın asli kusurlu olduğu, sürücü Remzi Menteşe'nin herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği aktarıldı. Sanığın olay tarihinde kamu görevlisi sıfatıyla aracı kullandığı için kazanın kamu görevinden kaynakladığı belirtilen mütalaada, kamu görevlilerinin görevlerine dair suçların soruşturma ve kovuşturulmasının izne tabi olduğu ifade edildi. Diyarbakır Valiliğinin sanık hakkında soruşturma izni verilmemesine dair karar verdiği ve bu karara yapılan itirazın Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesince reddedildiği aktarıldı. Soruşturma izni verilmemesi nedeniyle sanık hakkında soruşturma ve kovuşturma imkânı bulunmadığı dile getirilen mütalaada, sanık hakkında açılan davada düşme kararı verilmesi talep edildi.
‘Olay Görevi İle Alakalı Değildir’
Esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunan katılan müdafi Av. Mehmet Selim Aslan, “Mütalaayı kabul etmiyoruz, görevi ile alakalı değildir, olay sanığın trafik kazasından kusurundan kaynaklıdır, sanığın cezalandırılmasını talep ediyoruz” diye belirtti.
Sanık Burhan Kolbaşı Müdafii Av. Taner Güven, mütalaada yer aleyhteki hususları kabul etmediğini belirterek, müvekkili hakkında beraat kararı verilmesini istedi.
Karar
Kısa bir aradan sonra mahkeme heyeti kararını açıkladı. Mahkeme, istinaf yolu açık olmak üzere;
- “4483 sayılı Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yargılanması hakkında kanun uyarınca Diyarbakır Valiliğince 20/05/2022 tarih 2022/91 sayılı soruşturma izni verilmemesine yönelik karar verildiği, Gaziantep BİM 6. İdari Dava Dairesinin 2023/659 Karar sayılı ilamı ile itirazlarının süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği görülmekle 5271 sayılı CMK 223/8 maddesi gereği DAVANIN DÜŞMESİNE
- Yargılama giderlerinin kamu üzerine bırakılmasına.” karar verildi.