10 Şubat 2026 tarihli duruşma

Related Case:
Tevriz Dora Davası
Case Start Date:
30 December 2022
Court Name:
Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi
Defendants:
Ali Üstüner, Özben Güvenç, Sedat Taş
Victims:
Tevriz Dora

10 Şubat 2026 tarihli duruşma

Hamdullah Yağız Kesen-10 Şubat 2026

Mahkeme: Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi

Esas No:2022/296

Adana'nın Seyhan ilçesinde, 11 Ekim 2015'te Ankara Katliamı’nın yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilen protesto eylemleri sırasında polis tarafından açılan ateş sonucunda, evlerinin önünde annesi Kamile Dora’nın kucağında bulunan 3 buçuk yaşındaki Tevriz Dora’nın yaşamını yitirmesine dair açılan davanın sekizinci duruşması 10 Şubat 2026’da Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Duruşma Öncesi

Saat 10.00'da başlaması gereken duruşma, mahkemenin önceki duruşmaların sarkması nedeniyle saat 11.00'de başladı. Salonun olduğu koridorda sanık polisin müdafii Av. Derya Göksuçukur ve Av. Asel Yorgancı ile müşteki vekili Av. Yasemin Dora Şeker ile tanık polis memuru M.G.bekliyordu. Saat 11.00 gibi salonuna alındık.

Duruşmaya Katılım

Duruşmada sanık polislerin müdafii Av. Derya Göksuçukur ve Av. Asel Yorgancı ile katılan vekilleri Av. Yasemin Dora Şeker hazırdı. Tutuksuz sanıkların duruşmaya katılmadıkları görüldü. Duruşmayı Hafıza Merkezi dışında izleyen olmadı. Duruşmanın görüldüğü salonda ve salonun önünde polis bulunuyordu. Ayrıca mahkeme heyetinde değişiklik olduğu görüldü.

Duruşmanın Seyri

Tanık M. G.’nin hazır olduğu, tanık S. E.’nin ise hazır olmadığı görüldü. 

Adli emanetin 2015/11236 sırasında kayıtlı 13 adet güvenlik kamera görüntüleri ile adli emanetin 2022/10938 sırasında kayıtlı 6 CD, 2 DVD’lerle ilgili bilirkişi raporunun geldiği;

11.10.2015  tarihinde  Adana  Seyhan  Mithatpaşa  Mahallesi  58308  sokakta  sokak aydınlatmalarının aktif olup olmadığına ilişkin bir veri tespitinin yapılamamış olduğu hususunda TEDAŞ'ın 22.12.2025 tarihli cevabi yazısının geldiği; 

11.10.2015 tarihinde olayın meydana geldiği Mithatpaşa Mahallesi 58308 sokak üzerindeki ve çevre sokaklardaki aydınlatma lambalarının arızalı veya kırık olup olmadığı, böyle bir durum varsa ne zaman tekrar çalışır duruma getirildiği konusunda bilgi verilmesi için Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na yazılan yazıya cevap verildiği, bahsedilen bölgede ekiplerce inceleme yapıldığı, aydınlatmaların ilgili dağıtım şirketi sorumluluğunda olduğunun tespit edilmiş olduğu;

11/10/2015 günü saat 21:00 ve 22:30 saatleri arasında olayın meydana geldiği Gürselpaşa Mahallesindeki olaylarla ilgili 155 hattını arayan olup olmadığı, arama yapılmış ise buna ilişkin bütün arama ve kayıtların gönderilmesi için Adana Emniyet Müdürlüğü’ne yazılan yazıya cevap verildiği, tahkikat sebebi ile işlem yapılan ihbarların 5 yıl süre ile saklanacağı hükmü gereğince, istenilen ihbarın saklama süresi bittiğinden dolayı arşiv kayıtlarında bulunmadığının belirtildiği yazı tutanağa yazıldı. 

Tanık M.G.solana alınarak, önce kimlik tespiti yapıldı sonra ise yemin ettirildi. Tanık beyanında; “Ben polis memuruyum. Daha önce bu konuyla ilgili verdiğim ifadeyi tekrar ederim. Zırhlı personel taşıyıcı ile olay yeri olan Denizli Mahallesine gittik. Ekip şefim Ali Üstüner, araçta şoför vardı ayrıca A.K. isimli bir arkadaş vardı. Geri kalanları tam hatırlamıyorum. Ekipte bir iki kişi daha olabilir. Toplamda 4 ya da 6 kişiydik. Denizli Mahallesine de bizi takviye olarak çağırdılar. Gittiğimizde zırhlı personel taşıyıcı aracın ben ve A.K. ile aracın arka tarafındaydık. Arka taraftakiler dışarıyı görmez. Sadece şoför ve ekip şefi dışarıyı görür. Çünkü onlar ön tarafta olduğu için. Biz koltuklar yan olduğundan direkt zırhlı aracın içine bakıyoruz. Gerekli görüldüğünde aşağıya ineriz, gerekli müdahaleleri yaparız. Olay yerine gittiğimizde gündüz müydü gece vakti miydi şimdi hatırlayamıyorum. Olay yeri dediğim yer ise Denizli Mahallesidir. Kanal boyunca gittik. Mahalle içine üst taraf yani kuzey taraftan girdik. 50 ya da 100 metre ilerledikten sonra aracın ilerleyemediği için durduğunu anonslardan anladım. Bulvar kapandığı için biz ilerleyemedik. Ekip şefimiz Ali Üstüner zırhlı aracın içindeki kuleden havaya doğru birkaç el ateş etti. Biz araçtan aşağıya inmedik. Ekip şefimiz öyle bir talimat vermedi, öyle bir anons da vermedi. Dışarı çıkacak bir durumumuz yoktu. Çevik kuvvetin müdahalesi ile göstericilerin bir kısmının ara sokağa dağıldığını gelen anonslardan duydum. Sonrasında gelen anons üzerine oradan ayrılıp normal bölgemiz olan Seyhan ilçe sınırlarında olan bir emniyet binasının avlusuna gittik" dedi.

Mahkeme Başkanı M.G.'ye polis merkezinde vermiş olduğu 23/12/2016 tarihli ifadesini okuyarak, "Bu sana mı ait" diye sordu? M. G.ise onayladı. 

Katılanlar vekili Av.Yasemin Dora Şeker, tanığa olayın detaylarına dair sorular sordu, M.G. ise "Olaylarla ilgili dışarıdan anonslar yapılıyordu, bu anonslardan dolayı dışarıda bulunduğumuz mıntıkada gösterilerin yapıldığını öğrendik. Olay sırasında içinde bulunduğumuz zırhlı aracın ekip kodunun ne olduğunu hatırlamıyorum. Bulunduğumuz ekip içerisinde komiser yardımcısı Özben Güvenç yoktu. Aradan 10 yıl geçtiği için olay yerine gittiğimiz sırada vakit gündüz müydü gece vakti miydi şu an hatırlayamadım. Ancak az önce bana okunan soruşturma aşamasındaki ifademde bu saatin gecenin saat 22.00 sularında olduğunu ifade etmişimdir.  Bize  verilen emirde Denizli Mahallesinde toplumsal olayların olduğu, gösterilerin olduğu, molotof attıkları, ekip şefimize anons gelmişti. Gittiğimizde olay yerinin dolu olduğunu anonslardan anladım. İçinde bulunduğumuz zırhlı araç ekibi olarak olayla ilgili herhangi bir tutanak tutmadık. Bulunduğumuz zırhlı araç Ural zırhlı aracıydı. Numarasını hatırlamıyorum. Uzunluğu yaklaşık 5 metre genişliği de 2-3 metre ebatındadır. Zırhlı aracın içindeyken arka tarafta oturanlar dışarıdan hiçbir yeri göremez. Aracın ön kısmında oturanlar arka kısmında oturan kişileri göremez. Aracın iç kamera sistemi yoktur. Olay günü üzerimde zimmetli bulunan CZ 75 tabanca vardı. T0807 seri numaralıdır. Ekipteki diğer görevlilerin üzerindeki silahların ne olduğunu ve seri numarasını bilmiyorum. Her bir polisin üzerinde şahsi zimmetlenen tabancanın haricinde zırhlı ekibin içinde fazladan bir kutu içinde bulundurulan uzun namlulu olup cinsini hatırlamadığım silahlar vardı. Ekip şefimiz Ali Üstüner araç içindeki kutuda bulunan bu silahlardan birisini alıp kuleden havaya ateş etmiştir, ateş ettiğini gördüm. Ancak bu silahı kutudan çıkarırken görmedim. Olay yerinde herhangi bir ara sokağa girmedik, sadece başka yerden gelirken bir yerde durduk. Onun dışında bir ara sokağa girmedik. Olaylar bitince aynen geldiğimiz yerden geriye dönüp gittik. Telsiz anonslarından olay yerinde bulunduğumuz süre içerisinde herhangi bir  gözaltının  yapılmış  olduğunu  duymadım.  Olay  yerinde  ne  kadar  süre  kaldığımızı  tam hatırlamıyorum ancak orada bulunduğumuz süre içinde aracımıza yönelik herhangi bir silahlı ya da molotoflu vb şekilde bir saldırı olmadı" dedi.

İddia makamı, eksikliklerin giderilmesini talep etti. Katılanlar vekili Av.Yasemin Dora Şeker"Tanık beyanına ve bilirkişi raporuna karşı yazılı beyanda bulunacağız" dedi. Sanıklar Özben Güvenç ve Ali Üstüner müdafi Av.Derya Göksuçukur ve sanık Sedat Taş müdafi Av.Asel Yorgancıise "Gelen bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmiyoruz. Beyanda bulunacağız" dedi. 

Ara Kararlar 

05…..nolu hattı kullanan S.E.’nin tanık olarak beyanının tespiti amacıyla merniste kayıtlı adresinden ve yurtiçi ikamet adresinden zorla getirtilerek beyanının tespiti amacıyla Van Ağır Ceza Mahkemesi'ne talimat yazılmasına, talimata iddianamenin ve dosya suresinin ekte gönderilmesine karar verildi. 

Bir sonraki duruşma 21 Mayıs 2026 günü saat 09.45’te görülecek