11 Şubat 2026 tarihli duruşma

İlgili Dava:
Şahin Öner Davası
İlk Duruşma Tarihi:
29 Haziran 2017
Dava Mahkemesi:
Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Dava Dokümanları:
Sanıklar:
Polis memuru Selahattin Korkmaz
Maktuller:
Şahin Öner

11 Şubat 2026 tarihli duruşma


Mizgin Tabu, Deniz tekin – 11 Şubat 2026

Mahkeme: Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi

Esas No: 2025/276

Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesi Şehitlik Mahallesinde 10 Şubat 2013 tarihinde bir protesto gösterisine yapılan polis müdahalesi sırasında 19 yaşındaki Şahin Öner, polisin kullandığı shorland tipi zırhlı aracın çarpması sonucu hayatını kaybetti. Olayla ilgili polis Selahattin Korkmaz hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan iddianame düzenlendi. Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesi dosyayı “kasten insan öldürme” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. 2017’den itibaren burada görülen davada 23 Kasım 2021’de kararını açıklayan Mahkeme,  “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan sanığı 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verdi. 

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi bilirkişi raporlarındaki çelişkiler nedeniyle kararı 2023 yılında bozdu.  Davayı 19 Mart 2025’te tekrar karara bağlayan Mahkeme,   “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan sanığı 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı.  Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle kararı sanık lehine kararı tekrar bozdu. Bozma sonrası yeniden görülen Şahin Öner Davasının ilk duruşması 11 Şubat 2026’da Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinde gerçekleşti.

Duruşma Öncesi

Duruşmanın görüleceği Diyarbakır Adliyesi önünde rutin güvenlik kontrolünden geçtikten sonra giriş katta bulunan Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin duruşma salonunun önüne geldik. Polisler duruşma salonunun bulunduğu alanı bariyerlerle kapatmış, çevik kuvvet polisi bekliyordu. Salonun önünde ise duruşmaya katılmak için gelen katılan avukatları, gazeteciler ve hukuk örgütlerinin temsilcileri beklemekteydi.

‘Talebimiz, Cezasızlık Politikasının Son Bulması Ve Adaletin Tesis Edilmesidir’

İstinaf Mahkemesi’nin bozma kararının ardından yeniden görülen davaya ilişkin, katılan vekili ve İHD Diyarbakır Şubesi Hukuk Komisyonu üyesi Av. Yakup Güven ile duruşmayı beklerken yapılan görüşmede, 13 yıldır süren yargılamada verilen kararların kamu vicdanını tatmin etmediğini söyledi. Güven, Öner cinayetinin “taksir” değil “kasten öldürme” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Talebimiz, cezasızlık politikasının son bulması ve adaletin tesis edilmesidir” dedi.

Duruşmaya Katılım

Duruşma kararlaştırılan saatten 40 dakika geç başladı. Katılan vekilleri ve İHD Diyarbakır Şubesi yöneticileri Av. Yakup Güven ve Av. Berfin Elçi salondaki yerini aldı. Duruşmaya Öner ailesinden kimse katılmadı. Sanık Selahattin Korkmaz da duruşmaya katılmazken avukatı ise sağlık sorunlarını gerekçe göstererek duruşmaya mazeret dilekçesi göndermişti. Duruşmayı, çok sayıda gazeteci izledi. Diyarbakır Barosu, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD)  ile İnsan Hakları Derneği  (İHD) Diyarbakır şube yöneticileri gözlemci olarak salonda yer aldı.  Duruşmayı bir sivil polis olduğunu düşündüğümüz kişi de izledi. 

Duruşmanın Seyri

Duruşmaya katılanların yoklaması alınıp, isimlerini tutanağa geçirildi. Ardından, Sanık Selahattin Korkmaz’ın talimat duruşmasına katılması için yazılan müzekkerenin ve sanığa yapılan tebligata dair tebellüğ kaydının UYAP’ta yer almadığı tutanağa geçirildi. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin 13 Kasım 2025 tarihli ve 2025/2072 esas sayılı bozma ilamı okunarak tutanağa özetle geçirildi. 

‘Öner’in Öldürülmesinde Bilinçli Taksir Yok’

İstinaf Mahkemesinin bozma ilamına karşı görüşü istenen iddia makamı, bozma ilamına uyulmasını istedi. Katılan vekilleri Av. Yakup Güven ve Av. Berfin Elçi ise bozma ilamında yer alan aleyhteki hususları kabul etmediklerini, karara karşı ayrıntılı beyanda bulunacaklarını söyledi.  Ardından tekrar söz verilen iddia makamı, davaya ilişkin tevsi tahkikat taleplerinin olmadığını belirterek, esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sunacağını söyledi. İddia makamı, mütalaasında Şahin Öner’in hayatını kaybettiği gün yaşananları ve dosyaya yansıyan olayın oluş biçimini ayrıntılı şekilde anlattı.

Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu’nun 15 Nisan 2014 tarihli raporuna göre Öner’in ölümün zırhlı aracın çarpması ve sürüklemesi sonucu meydana geldiğini aktaran savcı, 6 Ocak 2025 tarihli bilirkişi raporunda sanık Selahattin Korkmaz’ın ‘tali’, Şahin Öner’in ise ‘asli kusurlu’ bulunduğunu kaydetti. İddia makamı; dosyada yer alan tanık beyanları, otopsi raporu, adli tıp raporları, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden alınan bilirkişi raporu ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek “taksirle ölüme sebebiyet” verdiğini savundu. İddia makamı, bilirkişi raporunda aracın aşırı hız yaptığına ilişkin herhangi bir tespit yer almadığını, dar ve yeterli aydınlatmaya sahip olmayan bir sokakta manevra kabiliyeti sınırlı araç kullanmanın tek başına bilinçli taksir unsuru oluşturmayacağını belirtti. Sanığın olayda “bilinçli taksir” ile hareket etmediğini öne süren iddia makamı, sanığın TCK’nin 85/1 maddesinde düzenlenen “taksirle ölüme neden olma” suçundan cezalandırılmasını talep etti.  

Av. Yakup Güven esasa karşı beyanda bulunmak için süre talep etti. Güven, olayın üzerinden 13 yıl geçtiğini, dosyada çelişkili tanık beyanları bulunduğunu ve adaletin geciktiğini ifade etti. Zırhlı aracın Öner’e çarpmasının ardından hastane yerine karakola götürüldüğünü ifade eden Güven, davanın 13 yıldır adaletten uzak şekilde sürdüğünü vurguladı. Güven, dosyaya eklenmesi gereken şüpheliler bulunduğunu ve bu konuda çok sayıda delilin mevcut olduğunu vurguladı. Av. Berfin Elçi de meslektaşının beyanlarına katıldıklarını belirterek,  mütalaaya karşı beyanda bulunmak üzere süre talebinde bulundu.

Ara Kararlar

 Yaklaşık 20 dakika süren duruşmanın ardından müzekkere için duruşmaya ara verildi. 

• Katılan vekillerine esasa ve mütalaaya karşı beyanda bulunmaları için gelecek celseye kadar süre verilmesine,

• Sanık müdafinin mazeretinin kabulüne, duruşma gününü UYAP üzerinden öğrenmesine ve duruşma zaptının müdafiye tebliğine karar verildi.

Bir sonraki duruşma 16 Mart 2026 günü saat 11.00’de görülecek.

Duruşma Sonrası

Davanın geldiği aşamayla ilgili görüşünü sorduğumuz katılan vekili Av. Yakup Güven, “ Maktulün ölümüne neden olan suçtan yalnızca bir kişinin değil, birden fazla kolluk görevlisinin sorumlu olduğu kanaatindeyiz. Olay yerinde maktulü hastane yerine karakola götüren polis memurları ile olayın tanıklarının beyanlarını değiştirmeye yönelik girişimlerde bulunan kolluk görevlileri birlikte değerlendirildiğinde, birden fazla kamu görevlisinin bu dosya kapsamında sorumluluğu bulunmaktadır. Şu ana kadar mahkeme, önceki kararlarında büyük ölçüde savcılık mütalaası doğrultusunda hüküm kurmuştur. Oysa dosyada maddi gerçeği ortaya koyan güçlü deliller bulunmaktadır. Sanığın eğilimini ve delillerin karartılmasına yönelik girişimleri ortaya koyan hususlar dosya kapsamındadır. Soruşturma aşamasının en başından itibaren, valiliğin de dâhil olduğu şekilde, olayın ‘eldeki bir patlayıcı maddenin patlaması’ olarak lanse edildiği bir süreç işletilmiştir. Valiliğin bu yönde açıklamaları da olmuştur. Mahkemenin bugüne kadar savcılık mütalaası doğrultusunda karar vermiş olması, bu dosya bakımından bizde ciddi bir endişe yaratmaktadır. Ancak her şeye rağmen adalet mücadelemiz sürecektir. Mahkeme nasıl bir karar verirse versin; adaletin sağlanması ve sorumlu sanık ya da sanıkların hak ettikleri cezayı almaları için süreci sonuna kadar takip edeceğiz. İç hukuk yollarının tükenmesi halinde ise dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar taşıma kararlılığımız bulunmaktadır" diye belirtti.